arada dara düşen, ne yapacam ben bu çocukla diye kara kara düşünen, uykusuz, darmaduman, darmadağın ama bi o kadar da yavrusuna aşık annelere gelsin kızlar. biza gelsin, yaradanın bize verdiği emanetlerini canı pahasına koruyacak olan tüm annelere gelsin... ;
*****************
Analık nedir Annem?" derdim de anacığıma; "Ben ol da bil" derdi Mevlânaca..
Ben ol da bil!
"Sen" oldum annem bak!..
"Sen" oldum ve bildim neymiş bu işin yürekcesi..
Hani "Köpekler bile "ana" olmasın" derdin ya hep, o ızdıraplı yüreğinle, o engin şefkatinle..
Anlamazdık o zaman biz zamâneler..
"Zor kızım, çok zor analık" derdin ardından derin bir iç çekişle..
Zormuş anam..
Ana olmak "Hiç" ken "Hep" olmakmış meğer..Çoğalmakmış durmadan..
Dünyaya meydan okumak, mazi ve istikbâli sırtlamak, pervâsız bir gözü karalıkmış..
Zormuş Annem..Olduk, gördük, bildik bak..
Ana olmak meğer; Kor ateşlerde üşümesi, kara kışlarda buz kesmesiymiş yüreğin..
Hep; "Ben!" derken,
Artık; "O", "İllâ O!" demesiymiş..
Hiç varmayacağı kapıları çalması, hiç ederek ömrünü, adanmasıymış..
Hiç kızmaması yüreğin, almayı hiç düşünmeden hep vermesiymiş..
Hep sarıp-sarmalaması, hiç hesap sormadan, hep dost hep yâr olmasıymış..
Zormuş Anam..
Meğer ölümüne bir kara sevdaymış analık..
Olduk, gördük, bildik bak..
******************
alıntı.. ne diyim süper yazmış yazan.