nk83'ün Hikayelerine Yorumlarınız

OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩
Bu cok kotu oldu..Eylul fena kırıldı..Doktor burdan nasil döndürür maçı bilemiyorum ..isi cok zor coook..Bugraya gitme fikri nerden geldi Eylulun aklina onu anlamadim yalniz Bugraya patlayacak gibi geliyor Ahmete olan ofkesi kızgınlığı
Ahmet'in böyle bir sarsılmaya ihtiyacı vardı ama cidden gereğinden fazla affedici biri. Ben vurulduğunda da şikayetçi olmamasını sevmedim mesela. Ahmet'i çok severim ama kusura bakmasın artık bu konuda Eylülcüyüm :D Onun aksine Eylül'de aşırı katı bu konularda o yüzden o Ahmet'e biraz katı olmayı Ahmet'te ona biraz yumuşak olmayı öğretmesi lazım. Buğra'ya gitme fikriyle alakalı olarak Eylül şu an Ahmet'i görmek istemiyor çünkü kalırsa ve Ahmet ile aynı ortamda olursa kendisine hakim olamayıp olayı çok daha içinden çıkılmaz bir hale getirebilir onu istemiyor Meral dedi ya "Belli ki çok kızgın ve ağzından sana karşı geri dönüşü olmayacak şeyler çıkmasını istemiyor. Şu an öfke kontrolünü sağlayamıyor olmalı." aynen öyle şu an. Ondan çıkaramadığı sinirini de Buğra'ya yöneltecek büyük ihtimalle

Geçmişin Gölgesinde'nin finalinde Eylüllerin bölümü vardı hatırladın mı? Meral ile Eylül konuşurken alttaki kısım geçmişti o konuşmada
"Marmaris'e ilk kez geldiğinde Buğra'yı epey bir hırpalamışsın ya için soğumadı mı hâlâ?"

Oops! Böyle bir şey olmuştu gerçekten. Eylül'ün tepesinin attığı bir dönemdi ve o kızgınlıkla Ahmet'e bile söylemeden Marmaris'e gidip Buğra'nın karşısına çıkmıştı.
Orada bahsi geçen olay şimdi Beni Kalbine Yaz'ın 64.bölümünde yaşanacak.
 
OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩
Aynen 62 yi yorumladim once..yorum sevdiğini biliyorum yorumlamadan gecmeyim dedim:)) ne yazarsan yaz bi mesaj gonder aninda burdayim Nurcanim yeter ki yaz cok guzel yaziyosun(ensıkıtakipcin:)))
Cansın valla çoğu hikayem senin güzel yorumların ve yapıcı yönlendirmelerinle ilerledi:kanka:Yorum sevilmez mi ya okuyanlar farkında değil ama yazdıkları yorumlarla yazan kişinin kendisindeki eksileri ve artıları görmesini sağlıyorlar çok kıymetlidir okur yorumları. Canım teşekkür ederim inşallah çok daha güzel bölümlerle gelirim karşına :kalp:
 
OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩
Eylül öfkeyle Marmaris'e Buğra'yı görmeye gidiyor ya bakalım Buğra Efendi ne halde :pardon:
ıruı.jpg

Kendime Yalan Söyledim (Yazan : Nk83)
Beni Kalbine Yaz ve Geçmişin Gölgesinde'nin kötü adamı Buğra bakalım kendi hikayesinde belasını bulmuş mu :cokkomik:



london-boulevard-pelicula-14.jpg
tumblr_n6oydsLJtw1sf1yefo4_.gif
gfjgjg.gif

eeryutyıy.jpg
dsfghh.gif



"1. Bölüm : 7 Yıl Sonra" bölümünden alıntılar

Feride & Müfide Hanım Sahnesi


"Olmaz!"

"Ama neden? "

"Nedeni mi var kızım?"

"İyi de eski dönemlerinde de burası pansiyonmuş"

"O zamanlar başında dağ gibi deden vardı"

"Şimdi de sen varsın"

"Yaşlıyım ben Feride! Bugün gördüğümü yarın unuturum kâr sağlayacağız derken kazıklanıp durur başımızı da nerelere vuracağımızı şaşırırız"

"Sen mi unutursun? Pek sanmıyorum ama..."

rtut.jpg


"Benden yana umudunu kes çünkü ben artık alzheimer yolunun yolcusuyum. Araştırmalara göre bu 80 yaş ve üzerindekilerde yüzde elli oranında beklenen bir durummuş. Ee! Babaannen de 83 yaşında ve görüldüğü üzere riski yüzde ellilik dilimin içinde ve belki de günden güne artmakta. Bu saatten sonra sen de artık beni sağlam bir köşeye oturtup akünün suyunu boşaltmamı bekleyeceksin. Yani benimle ilgili yapıp yapabileceğin tek plan program bu kızım"

"Öyle deme babaanne üzülüyorum"

"Üzülme diye süsleyerek anlatıyorum hâlâ asıyorsun o güzel yüzünü! Neyse konumuza dönelim. O dediğin olmaz"

"Ama babaanne..."

"Olmaz dedim! Hem nedeni sadece bu da değil"

"Ne peki?"

"Dedenden sonra neden pansiyon işine devam etmedim sanıyorsun?"

"Neden?"

"İti var uğursuzu var hırlısı var hırsızı var bu yaştan sonra bir de onlarla mı muhatap edeceksin beni?"

"Sen muhatap olma ben olurum"

"Ol-maz! Gencecik akça pakça kadınsın iti var uğursuzu var hırlısı var hırsızı var..."

"Sadece ailelere veririz o zaman"

"Nereden bileceğim gerçekten aile olduklarını? Şimdiki zamanda evli görünerek bütün mahalleyi soyup soğana çeviren sonra da cukkaladığı paralarla sırra kadem basan insanlar var. Hiç mi haber dinlemiyorsun sen? Bu yaştan sonra bir de el alemin GBT kaydını mı sorgulayacağım?"

"Katiyetle olmaz mı diyorsun yani?"


Umut & Buğra Sahnesi
şoyıyşıo.jpg

Buğra gözlerinin önüne gelen bazı görüntülerle birlikte "Bir oğlum var. Senin yaşlarında..." der demez Umut ayaklarını sallamayı kesip bakışlarını da ona doğru çevirdi. Buğra ise bir yandan oğluyla yaşayamadığı anları gözlerinin önünden geçiriyor bir yandan da uzaklara bakarak anlatmaya devam ediyordu.

"Onu hiç görmedim. Yüzünün nasıl bir şekli olduğunu bile bilmiyorum. O da sıkıldığında senin gibi bacaklarını böyle sallar mı hiçbir fikrim yok çünkü o doğduğunda ben çok uzaklardaydım. Öyle büyük hatalar yaptım ki bunların bedeli olarak oğlumu terk etmek zorunda kaldım. Dönemedim yanına... Acaba benim nerede olduğumu soruyor mudur ya da beni merak ediyor mudur diye düşünmediğim tek bir günüm bile geçmedi. Annesinin ona verebileceği cevapları düşündüm hep. Bana çok kızsa da oğlunun kafasında oluşturduğu harika babayı yok edemeyeceği umuduna sarılıyorum biraz da. Belki baban aslında iyi bir adam bir gün geri gelecek ve artık gitmeyecek seni de çok sevdiğini söyleyecek diyordur. Keşke iyi bir adam olsaydım. Keşke bir gün geri dönebilecek oğluma sarılarak onu ne kadar sevdiğimi söyleyebilecek yüzüm olabilseydi. Ama yok. Onun karşısına çıkmaya cesaretim yok. Hakkım da yok"
 
Son düzenleme:
OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩
tyhgjhkjlkml.png

Kendime Yalan Söyledim'in yeni bölümü "8.Bölüm : Değişim zamanı" eklendi
Okumak için buraya tıklayın

Hep kadınlar mı Külkedisi'nden Sindirella'ya dönüşecek değil mi? Bir kere de erkekleri mağara kaçkınlığından normal adama çevirelim. Hulusi peri başlat değişimi:krizz:

eeryutyıy.jpg

rtytjyt.jpg


"9.Bölüm : Bu janti adam bizim bitliyse ben de Elizabeth Taylor'ım!" Bölümü Düzenlenince Eklenecek ;)



Şimdi Beni Kalbine Yaz'a gideyim de Eylül'e bu Buğra'nın yeni imaj resimlerini ulaştırayım kız Marmaris'e geldiydi BKY'da :D


 
Son düzenleme:
OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩
Beni Kalbine Yaz'ın yeni bölümünün yazımı sürüyor ;)
63.Bölümü okumak için buraya tıklayın

"64.Bölüm : Zaten en çok sustuklarımız acıtmıyor mu bizi?" Bölümünden minik alıntı ve görseller

Kenan & Eylül Sahnesi
"Hadi Eylül yapabilirsin korkacak bir şey yok" dedim kendi kendime. Bunu dememin bir sebebi vardı elbet. Buğra'yı takip eden adamdan o odunun şu an bulunduğu yeri öğrenip bana söylemesi için Kenan'ı aramam lazım ama sabah sabah yürek yemediğim için tabiri caizse bunu yapmak da şu an pek yemiyor. Of! Şimdi "Delirtme beni Eylül! Ne işin var senin orada?" tadında bir dünya laf edecek.

Korkunun ecele faydası yok. Çantamdan telefonumu çıkardım ve güç düğmesine basarak açılmasını bekledim. Bu sırada Kenan'a burada oluşumu nasıl söyleyeceğimin küçük bir provasını yapıyordum. Ancak tam cesarete gelmişken telefonum çalıp Kenan'ın ismini de ekranda görmek o cesaret perilerinin bir anda ortadan sıvışmasına neden oldu. Kahretsin! Hazırlıksız yakalanmak diye buna derim. Hemen korkmayayım canım belki de başka bir nedenden ötürü arıyordur.

Birkaç çalışın ardından açıp telefonu kulağıma yaklaştırdığımda duyduğum ilk şey Kenan'ın "Sen beni delirtecek misin Eylül? Bana hemen şimdi 'Ne münasebet Kenan! Tabii ki Marmaris'e gelmek gibi bir aptallık yapmadım. Ne işim var benim o sümsüğün olduğu yerde?' de Eylül!" diye bağırması oldu. Sesi öyle bir yankılandı ki irkilip gözlerimi yummuşum. Gerçekten çok kızmış.

Sesim içime kaça kaça "Nereden biliyorsun burada olduğumu?" dediğimde daha da çok kızdı ve "Saçımı başımı yolacağım ya ben ona ne diyorum o bana ne diyor! Kızım senin bensiz tek başına ne işin var oralarda? Sen atla git yanına diye mi buldum ben o gereksiz mahlukatı! Eylül valla bak sebebim olacaksın sen benim!" diye bağırdı. Ne yapayım ya! İşini gücünü bırak gel benimle mahlukat avla mı diyeceğim? Yok daha neler!

page.jpg

"Tamam sinirlenme! İyiyim ben merak edilecek bir durum da yok"

"Nasıl yok? Ahmet'e bile söylememişsin adam annenden öğrenmiş gittiğini"

"Ahmet mi söyledi sana?"

"Yok Eylül işgüzarı benden habersiz yine ne haltlar karıştırıyor istiharesine yattım bilgi öyle geldi. Tövbe estağfullah!"

"Ahmet ile aramız bozuk dün kafamı attırdı ondan söylemedim"

"Aferin! Ahmet ile kavga ettiğiniz gibi soluğu o ruh hastasının yanında mı aldın? Bak valla geliyorlar bana Eylül!"

"Ne alakası var ya! Ben o uyuzun gülcemalini görmeye mi geldim buraya?"

"Amacın ne senin? Bir dökül bakayım bana niye ansızın uçtun oralara?"

"Babasının yerini bilirken çocuğumun yüzüne baka baka bunu ondan saklayamam anlıyor musun? O lanet herif yeniden ortadan kaybolmadan önce onunla konuşmam lazım. Kendisine bir çekidüzen verip en azından telefonla dahi olsa oğluna ihtiyacı olduğunda babasına ulaşıp onunla konuşabileceğini hissettirmesi lazım"

"...dedi kıytırık bir araba yüzünden ortalığı birbirine katan kadın!"

"Bir kere de doğru düşünmüşsün Eylül aferin desen ölürsün değil mi?"

"Bu sözleri Ahmet'ten duyup bana satmasaydın belki annelik seni olgunlaştırdı derdim ama senin de şansızlığın seni çok iyi tanımam oluyor maalesef"

"O nerede kalıyor Kenan?"

Sorumun ardından ikimizde bir süre sessizleştik. Ne o ne de ben tek kelime etmeden öylece durduktan sonra beni şaşırtmayarak "Sana o herifin yerini falan söylemem. Bul bir kafe otur ben sana geri dönüş bileti ayarlayıp bilgilerini de birazdan yollarım" dedi. Bitkin bir halde "Kenan!" dediğimde hiddetlenip "İstemiyorum Eylül! Hayatınızın içine eden o adamla değil karşı karşıya gelmeni aynı havayı dahi solumanı istemiyorum" dedi. Anlıyorum onu. Yeniden Buğra'ya kapılıp hayatımı mahvedebilirim korkusu hiç bitmeyecek. Bunu bir kez yapıp güvenini yıktım ya içinde hep bir acaba olacak bana karşı. Ama korkmasın benim o adamla aramda Yiğit dışında konuşabileceğim hiçbir konu olamaz. Telefonu "Tamam söyleme ben onu kendi yöntemlerime göre bulurum. Beni de merak etme sorun çıkarmayacağım sonra yine arar malumat veririm sana" diyerek kapattım ve çantama koyup odadan çıktım.


Görseller
anigifpp.gif
anigifyfyy.gif
grbgrbr.gif


Ahmet ucuz atlattın seninki sana olan hıncını da bu gudubetten çıkardı verilmiş sadakan varmış diyesim geldi :krizz:


 
Son düzenleme:
OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩
Bölümler gecikti biliyorum :utangac: gribim o yüzden bölümleri yazamadım ama devam edeceğim
 
OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩
Final yapmış olan hikayeler yeniden ekleniyor

blog.png

Son Mektup (Yazan : Nk83) (Selim&Meral'in Hikayesi) 1.Sezonun tamamı eklendi. (Bu hikayeyi okumak için üyelik gerekli) Okumak için isme tıklayın
fsdghjk.gif
fdghhj.gif
asdefgthukjl.gif
trgfdh.gif
gfrhjk.gif
sdgh.gif
rsetdrfhgjh.gif
esrdghy.gif
ukjk.gif
dasedrgtfhy.gif


:kaalp:Gifleri sahnelerime uyacak şekilde hikayelerime özel ben hazırladım. Kullanıma kapalıdır :kaalp:

jjujıjı.jpg

Geçmişin Gölgesinde (Yazan : Nk83) (Ela&Tolga'nın Hikayesi) 21 Bölüm Eklendi. (Bu hikayeyi okumak için üyelik gerekli)
Okumak için isme tıklayın
dfdghj.gif
dBPANZ.gif
sedfcgvh.gif
5yNjk5.gif
jdjdfg.gif
dfghjklşi.gif
sedrygjkl.jpg
ertfg.gif
bjkhuytr.gif
anigif.gif
b6rnoZ.jpg


 
Son düzenleme:
OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩
Diğerlerinin aksine bu iki hikayeyi okumak için siteye üye olmak gerekiyor

srdtfygu.png

Son Mektup'un 2. Sezon Açılışı Eklendi : https://www.hanimefendi.com/forum/konu/son-mektup-yazan-nk83.56265/


Yeni eklenecek olan "9.Bölüm : Kalbinin sesine güven" bölümünden alıntılar ;)


Meral Sahnesi

Kapıyı açıp terasa çıktığımda ileride sadece birkaç kişi vardı ama onlar da kendi hallerinde birbirleriyle konuşuyorlardı. Beni fark etmediler bile. Temiz havayı içime çekmek için derin derin nefesler alarak kuytu bir köşeye geçtim. Kendimi beyazları uzun yıkmaya atmış ama içine yanlışlıkla renkli bir tişört karıştırdığı için her şeyi pembeye boyamış biri gibi hissediyorum. Her şeyi berbat ettim yani.

İçimden ağlamak geliyor ve bunu baskılayamıyor olmak bu isteğimi daha da çok arttırıyor. Sanırım günlerdir kendimi o kadar çok sıkmışım ki acısı şimdi çıkıyor. Bir kıvılcım bekliyormuşum demek ki. Keşke bu duygusal dışavurum işimin başındayken olmasaydı. Bir süre sessizce durup kendi kendimi aslında o kadar da kötü bir durumda olmadığım konusunda avutmaya çalıştım ama işe yaradı mı dersen eğer yaradığını sanmıyorum çünkü hâlâ iyi hissetmiyorum. Hatta şu an beni kimsenin göremeyeceği bir yere gitmek istiyorum galiba.



Meral&Selim Sahnesi
Bakışlarımı az önce baktığım noktadan çekmeden dururken hislerim beni yanıltmadı ve Selim Bey'in "Kötü bir gün sanırım" demesiyle kollarını aynı benim gibi alçak duvara yaslaması bir oldu. Şu an evime ya da ondan uzakta herhangi bir yere ışınlanmak istiyorum desem bana inanır mısın?

Yan gözle de olsa kendisine baktığımı hissetmiş olacak ki yavaşça bana doğru dönüp "Rana Hanım'a nerede olduğunu sorduğumda bana hemen döneceğini ama giderken de üzgün göründüğünü söyledi. Şimdi sana bakıyorum da hâlâ üzgün görünüyorsun. Problemin ne olduğunu öğrenebilir miyim?" diye sordu. Ağlarken gözlerim şişmiş ya da kızarmış olmalı. Ona uykumu alamadığım için böyle olduğumu söylersem büyük ihtimalle hem bana inanmaz hem de bu biraz yakışıksız olur gibi. İyi de ne diyeceğim peki?

Bakışlarımı kaçırıp bitkin bir halde doğrularak "Bir problemim yok Selim Bey ben sadece biraz hava almak istedim o kadar. Sanırım şimdi de odama geri dönsem iyi olacak" dedikten sonra tam gitmek için kapıya yönelmiştim ki beni durdurmak için seri bir hareketle önüme geçti. Ah! Bu sefer gerektiği anda duramayıp ona çarptım ve bu çarpmanın etkisiyle de birbirimize nasıl baktıysak bizi gören diğer kişiler konuşmayı kesip bize doğru döndüler.
ttht.gif



Meral-Selim-Derya Sahnesi

Zaman da su gibi geçip gitti. Herkes çıkmak için kalkarken ben de kendi dosyalarımızı toparlamakla uğraşıyordum ki hâlâ uğraşıyorum. Bu esnada Derya Hanım da yanımıza doğru yaklaşıp ayağa kalkan Selim Bey'e doğru "Akşam geliyor musun Selim?" diye sordu. Bu soruyla çatılan kaşlarım eşliğinde omuzumun ucundan onlara doğru bakıp sonra da önüme döndüm. Acaba ikisi... Yani bilirsin işte. Aralarında iş ilişkisi haricinde başka bir durumda mı var acaba? Duygusal bir durum demek istiyorum. Ben bunun cevabını ararken onlar da kendi aralarında konuşmayı sürdürüyordu.

"Gelmeyeceğimi söylemiştim"

"Fikrinin değişmiş olabileceğini düşündüm"

"Değişmedi"

"Bence hata yapıyorsun Selim"

"Kişisel kararlarımı tartışmaya açmak adetim değildir Derya bunu en iyi senin bilmen gerek"

"Anlıyorum hâlâ kızgınsın ama lütfen beni kırma"

"Seni kırmamı istemiyorsan o zaman üstelemeyi bırak"

"Ama bugün çok özel bir gün biliyorsun"

"Biliyorum"

Ne kadar dinlememeye çalışsam da yakın yakına olduğumuz için bu pek mümkün olmadı. Kendimi en olmayacak anda iki sevgilinin gergin konuşmasının ortasında buldum. Sanırım buradan çıkmamın zamanı geldi de geçti bile. Baksana zaten burada olduğumun farkında bile değiller. Eminim Derya Hanım da birazdan kollarını Selim Bey'in boynuna sarıp onu bir şekilde kandırmayı başarır. Of! Neler diyorum ben? Buradan hemen çıkmalıyım.

Dosyaları aldıktan sonra odadan çıkarak ağır adımlarla koridorda yürümeye başladım. Aklım Derya Hanım'ın "Akşam geliyor musun Selim?" demesinde kalmadı dersem yalan söylemiş olurum. Ciddi ciddi birlikteler mi acaba? Akşam geliyor musun derken evini kastediyor gibiydi çünkü. Şu an sana ne Meral tasası sana mı kaldı diyorsun değil mi? Haklısın galiba.


Meral&Selim Sahnesi

"Orada ağabeyiniz dışında da kişiler olacak öyle değil mi? Yani babanız gibi..."

"Elbette"
tgjhkjnl.gif

"Bugün sizin olduğu kadar onun için de zor bir gün olmalı. Belki de her ne kadar anlaşamıyor olsalar da yine de böyle bir günde iki oğlunu da yanında görmeye ve onların elini tutarak güç almaya ihtiyacı vardır. Biliyorum gitmek istemiyorsunuz ama sırf babanız için orada bulunabilirsiniz. Bunu yapmanız ona kendisini bir nebze olsun daha iyi hissettirecektir. Ayrıca orada uzun süre kalmak zorunda da değilsiniz. Kimse sizi bunu yapmaya mecbur bırakamaz. Eminim sizin de bugün annenizi yanınızda hissetmek için yapacağınız şeyler vardır. Bu sizin en doğal hakkınız. Kendisini tanıma şerefine nail olamadım ama inanıyorum ki bu gece kısacık bir süre dahi olsa oğullarının ve eşinin bir arada olmasını çok isterdi. Yani ben olsam ardımda bıraktığım sevdiklerimin bir arada olmasını ve yokluğumda birbirlerine güç olmalarını isterdim. Yüzlerindeki tebessümle birlikte geçirdiğimiz güzel günleri yâd etmelerini hatıralarımızı canlı tutmalarını daha doğrusu sevdiklerimin beni yaşatmalarını isterdim"


:kaalp:


Geçmişin Gölgesinde'nin yeni eklenecek olan "22.Bölüm : Kılıçlarımızı çekiyoruz demek mi oluyor?" bölümünden alıntılar

Elçin&Bora Sahnesi

"Tolga da bizimle birlikte İstanbul'a dönüyor. Temelli!"

"Neden bir anda fikri değişti? Halbuki birkaç gün önce bir iş teklifi almıştı ama bana olumlu bakmadığını çünkü İzmir'den ayrılmak istemediğini söylemişti"

"Benim niye bundan haberim yok?"

"Kabul etmeyi düşünmediği için bahsetmeye lüzum görmemiştir"

"Gitmesine izin veremem"

"Mırıl mırıl ne söylemeye çalışıyorsun Bora?"

"Tolga burada kalmalı diyorum"

"Doğru düzgün anlatsana şunu! Ne demek Tolga burada kalmalı?"

"Çünkü Ela'yı seviyor Elçin ona aşık oldu!"

"Sen ciddi misin? Ela ile alakalı ona imalarda bulunmuştum ama Tolga hiç renk vermemişti. Kendisi mi söyledi sana bunu?"

"Evet sonunda itiraf etti"

"Ela'ya söylemiş mi peki?"

"İşte o kısmı atladı. Bu yüzden Tolga burada kalmalı ve Ela'ya onu sevdiğini söylemeli"

"Beni son dakika kurtarıcısı gibi yedekte tutmasaydın şimdiye kadar çok başarılı sonuçlar elde edebilirdik!"


Tolga&Nevin Sahnesi
"İyi akşamlar Nevin Hanım"

"Bu akşamı Ela'nın yanında geçirecek olmasaydın ben de sana iyi akşamlar dilemek isterdim"

"Ela hazır mı?"

tsrdtfy.gif

Nevin Hanım tedirginlik verici bakışlarını üzerine dikip "Birazdan gelir ama görüyorum ki seninle olan konuşmamızın hiçbir yararı olmamış. Sana neden Ela ile görüşmemeniz gerektiğini anlatmamın üzerine böyle bir yemek planı yapıldığına göre bana o an veremediğin cevabı şimdi bu yolla veriyor olmalısın. Bu karşılıklı olarak kılıçlarımızı çekiyoruz demek mi oluyor Tolga?" dediğinde içeriye doğru bakan Tolga da kimsenin olmadığını görünce sessizce "Aramızda geçen konuşmanın ardından burada kalmak artık benim için de çok zor olacaktı. Ben de düşündüm ve bu gece İstanbul'a dönmeye karar verdim. Artık içiniz rahat olabilir" dedi. Nevin Hanım bunu duymayı hiç beklemiyordu. Ela ile yemeye çıkacaklarını duyduğu ilk andan beri Tolga'nın kendisiyle restleşip bu işi de yokuşa sürebileceğini düşünmüştü ama görünen o ki boşuna endişelenmişti.


Ela&Tolga Sahnesi
uoıhuh.gif

"Beklettiğim için özür dilerim"

"Hiç önemli değil. Biz de seni beklerken Nevin Hanım'la sohbet ediyorduk"

Tolga gözlerini Ela'nın gözlerinden çekmeyi bir türlü başaramasa da "Bu arada çok zarif görünüyorsun" demeyi de ihmal etmemişti. Halbuki kıyafetinin ya da takılarının ne derece hoş göründüğüyle ilgilenmiyor sadece kendisine çevrilmiş o harika bakışların içinde kaybolmaya gönüllü oluyordu. Ela aldığı bu hoş iltifat sonrası "Sen de her zamanki gibi yine çok şıksın" deyip gözlerini kaçırmış o sırada da Mine ağır adımlarla basamakları inip yanlarına gelmişti. Onun da hali bir garipti. Bir yandan Nevin Hanım'a bakıyor diğer yandan da Tolga'ya bakıp duyduğu şeyleri anlamlandırmaya çalışıyordu.


Mine Sahnesi
mine.gif

Kız Mine ne duydun :cokkomik:

 
Son düzenleme:
OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩
Geçmişin Gölgesinde'nin "24.Bölüm : Aşk" Bölümünden Alıntılar:kalp:
Düzenlenince eklenecek (Bu bölüm Mine ve Ela'ya alkış bölümü olacak:bravo: )


anigiftrygukjklok.gif
anigifretrdfyuı.gif
tukyıkj.gif


Bölümden cümleler

"Sen hazırlanırken üzerime bulaşan fondöteni silmeye gitmiştim ya... Çıktığımda Nevin ablayla Tolga'yı kapının önünde fısır fısır konuşurken duydum" (Mine)

"Siz ikiniz gizli gizli konuşup benim hayatım hakkında bizim hayatımız hakkında kararlar mı aldınız?" (Ela)

"Bu konuda sana gerçekçi olmam gerekiyor. Eğer birazdan sana uzatmayı planladığım elimi tutarsan zor hatta oldukça zor zamanlar geçirebiliriz. Yıpranıp zorlanabilir karşımıza çıkan her soruna isyan edebiliriz ama aynı zamanda bu gece gördüm ki birbirimize verdiğimiz güçle tüm bunların üstesinden de gelebiliriz" (Tolga)

anigifnbgbhnm.gif
kluytft.gif


Yağmur bölümüne gönderme gelsin mi :kaalp:
 
Son düzenleme:
OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩

kjhgjkyeniolan.gif

Son Mektup

15.Bölüm Eklendi. Okumak için buraya tıklayın :asikk:

Üye olarak okunabilir

"16.Bölüm : Bu sana yazdığım ikinci mektup" Eklendi Okumak için buraya tıklayın
2.Sezon Finali


Ahmet
&Meral Sahnesi
Çekingen bakışlarımla kısa bir an Ahmet Bey'e bakıp sonra merakıma ciddi anlamda yenilerek "Bugün şirkete geldiğinizde benim kafamı karıştıracak bir şey söylediniz" dediğimde ne söylediğini düşünür gibi bakıp "Kafanın karışmasını sağlayacak ne söyledim hatırlamıyorum ama eminim ki açıklamasını yapabileceğim bir şeydir" dedi. Kesinlikle yapardı da ben nasıl soracağım onu bilemiyorum ki.

Yanaklarımın kızarmamasını umarak gözlerimi kaçırıp "Size Selim Bey için özel biri olduğumu hissettiren şey neydi?" diye sordum. Ben bunu söyleyince bakışları da doğal olarak ima içeren bir hâl aldı. Buna şaşırdım mı? Tabii ki hayır. Onun manalı bakışlarına utangaç bir tavırla karşılık verince de rahatla der gibi gülümseyerek "Şu an Selim'in de senin için özel biri olduğunu hissetmem gibi mi?" dedi. Of! Bunu hiç sormamalıydım. İşin garibi kendimi kurtarmak için hayır yanlış düşünüyorsunuz bile diyemiyorum.
sfdg.gif



Selim&Meral Sahnesi
Antreye yaklaşıp zilin bir kez daha çalmasına karşılık "Geldim Elifciğim açıyorum" dedikten sonra kapıyı açtım. Tabii açmamla birlikte Selim Bey'in hoş bir tonlamayla "Günaydın" diyerek elindeki rengarenk çiçekleri bana doğru tutması da bir oldu. Henüz uyanmamış olabilir miyim? Bu hiç de beklenmedik bir görüntü çünkü.
tfghbnm.gif

Onu spor kıyafetler içinde ve elinde çiçekle kapımın önünde bulunca ne kadar çok şaşırdığımı da bunu da ne kadar uğraşsam da gizleyemediğimi de büyük ihtimalle tahmin etmişsindir. Bu konumu gereği ondan beklenebilecek bir hareket değildi ama yine de burada olduğu için ve onu bir kez daha görebildiğim için çok mutlu oldum. Her ne kadar son görüşmemizdeki tavrımı korumaya çalışsam da hem bana yönelttiği hoş bakışlarına hem de bu birbirinden güzel mis kokulu çiçeklerine dayanamadım ve gülümseyerek "Günaydın" dedim.

O da gülümseyince bakışlarımla elindeki çiçekleri işaret ederek "Bunlar ne?" diye sormadan edemedim. Önce çiçeklere baktı sonra da dudaklarını büzüp bana doğru bakarak muzip bir ses tonuyla "Çiçek" dedi. Hmm... Enteresan! Demek ki elindeki çiçekmiş. Biz de seninle kafa kafaya vermiş "Bunlar ne ola ki?" diyorduk değil mi arkadaşım?

Birbirimize yüzümüzde oluşan tebessümle bakarken onu biraz daha zorlayıp "Tamam da ne çiçeği?" diye sordum. Hep o mu beni sıkıştıracak bu sefer de ben onu biraz zorlayayım öyle değil mi? Kısa bir an nedenini belli edecek şekilde yüzüme mahcup bir ifadeyle bakıp sonra da ona uygun bir tonlamayla "Özür dilerim çiçeği" dedi. Buraya kadar benden özür dilemek için mi gelmiş yani?


Selim&Elif Sahnesi
Apartmanımızda asansör olmadığı için merdivenden yürüyerek inmek durumunda kaldık tabii. Ancak bil bakalım aşağıda kim vardı? Tabii ki Elif! Aman Allah'ım umarım bugün çok fazla konuşma isteği yoktur diyeceğim ama hiç de öyle görünmüyor.

Elif duvara yaslanmıştı ve bizi görünce taktığı güneş gözlüğünü muzurca aşağıya doğru indirip ikimizi birden süzerek cilveli cilveli "Günaydın Selim ile Meral" dedi. Ona merhaba dedikten sonra acaba kaçıncı saniyede yerin dibine iniş yapacağım diye düşünürken Selim Bey de gözlüğünü çıkarıp gayet samimi bir tavırla "Günaydın Elif. Bu kadar erken bir saatte burada tek başına ne yapıyorsun?" diye sordu. Allah muhabbetlerini arttırsın ne diyeyim.
sedfgh.gif

"Odamdaki pencereden dışarıya bakıyordum ve seni arabandan çıkarken gördüm. Elinde de renk renk çok güzel çiçekler vardı. Belki de bana getirmişsindir diye aşağıya inip bir bakmak istedim"


Selim&Meral Sahnesi

"Kaçıyorsun! Sorularımdan da benden de kaçıyorsun"

sdfghjb.gif

Tam önümde duruyor ve ona bakarken bu söylediği şeyi yalanlamaya cesaret edemiyorum. Sorularından ve ondan kaçmak isteyişimin nedeni birbirlerinden çok farklıydı. Belki ilkinin nedenini ailemi de öne sürerek daha rahat açıklayabilirim ama işin onunla alakalı olan kısmında benden hiçbir cevap alamaz.

Olabildiğince dik durmaya çalışarak "Tamam kabul ediyorum! Kaçıyorum çünkü bana yönelttiğiniz sorulara vermem gereken cevaplar onları düşünürken bile canımı acıtmaya yetiyor" dediğimde önce anlamaya çalışır gibi boşluğa baktı sonra da bakışlarını yeniden bana doğru çevirerek "Peki benden kaçmanın nedeni ne?" diye sordu. Stooop!

Diğer sorusunun üzerinde pek de durmadığına göre demek asıl merak ettiği şey buydu. Dudaklarımı bir şeyler söylemeye çalışır gibi kıpırdatırken benden bir yanıt gelmeyeceğini anladı sanırım çünkü sözüne devam edip bu sefer de "Dün akşam ellerimiz birbirine kenetlenmiş bir halde otururken sana bizimle alakalı bir şey söylemiştim ama sen daldığın için duymadığını iddia etmiştin. Duyduğunu adım gibi biliyorum Meral! Duydun ama nedenini anlayamadığım bir şekilde anlamazlıktan geldin" dedi. Bunu demesiyle birlikte piyano başındayken söylediği sözler bir kez daha kulağımda çınlamaya başladı.

Sessizliğim devam ediyordu ve o da bundan hoşlanmıyordu. Bu yüzden de üstelemeye devam edip "Neden yaptın bunu?" diye sordu. Kahretsin! Bu konuşmanın devamı hiç istemediğim bir şekilde noktalanacak gibi görünüyor. Gözlerine bakamadım ama sorusunu pek de hoşuna gitmeyecek bir şekilde cevapladım.



Selim&Meral Sahnesi
Selim Bey çayını yudumladıktan sonra çenesini ovalayarak "Derya ile hâlâ sorun yaşıyor musunuz?" diye sorunca "Yarama parmak bastınız" dercesine bitik bir halde sırtımı sandalyeme yasladım. Derya Hanım ile olan karşılaşmalarımızı ve bana karşı olan tavırlarını düşünürken gayet dürüst bir şekilde de "Derya Hanım ile aramızda ne gibi bir sorun olduğunu bilmiyorum ama son zamanlarda sanki onu varlığımla rahatsız ediyormuşum gibi hissediyorum" dedim. Evet tam olarak hissettiğim şey buydu.
hgfdb.gif

Bu sözüme karşılık Selim Bey'in "Belki de kadınsal bir hırstır" demesiyle şaşkınlığımı gizleyemeyip "Nasıl?" diye sordum. İşte şimdi işler farklı bir noktaya ulaşmaya başlayacak çünkü o da dürüst davranmayı seçip bana bir anda "Derya sana aşık olduğumu düşünüyor" deyiverdi. Stooooooooop!

Aman Allah'ım! Vücudumda beklenmedik bir sorun cereyan etti. Resmen aşağıdan yukarıya doğru bir alev topu yaklaşıyor sanki. Utanmayı da geçtim şu an ne diyeceğimi öyle bir şaşırdım ki ağzımı açsam içeriden ne çıkacağını bile kontrol edecek halde değilim. Kaşımı gözümü hiç sorma çünkü büyük ihtimalle yer değişimi sırasında birbirlerine çapıp şu an yere kapaklanmış halde kafalarında uçuşan yıldızlarını saymakla meşgullerdir. Bu sırada Selim Bey de hiç sesini çıkarmadan beni izliyor ve bu da daha çok gerilmeme neden oluyor.

Gözlerimi kısıp bakışlarımı sol tarafa doğru sabitleyerek dediği şeyi doğru duyup duymadığımı anlamaya çalışırken bir yandan da kendi açımdan konuyu toparlamaya çalışıp "Ama Derya Hanım aynı zamanda böyle bir şeyin mümkün olamayacağını da biliyor olmalı öyle değil mi?" diye sordum. Nefesimi tutmuş ona doğru tedirgin bir halde bakarken bana ne dese beğenirsin? Gözlerini gözlerime dikip hafifçe kaşlarını çatarak belli belirsiz bir tebessüm eşliğinde "Mümkün olamayacağını derken..." dedi ve afallamama neden oldu. Aman Allah'ım bu konuşma nereye gidiyor böyle? Meral şu an kilitlenmenin sırası değil kendine gel.




3.Sezon Bölümleri Yakında Eklenecek ;)

 
Son düzenleme:
OP
nk83

nk83

࿐*⁀➷
Site Yazarı
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
65.171
Tepki
87.015
Puan
113
Konum
✩Yazar Odası✩
Geçmişin Gölgesinde'nin "24.Bölüm : Aşk" Bölümünden Alıntılar:kalp:
Düzenlenince eklenecek (Bu bölüm Mine ve Ela'ya alkış bölümü olacak:bravo: )


Ekli dosyayı görüntüle 50446Ekli dosyayı görüntüle 50447Ekli dosyayı görüntüle 50450

Bölümden cümleler

"Sen hazırlanırken üzerime bulaşan fondöteni silmeye gitmiştim ya... Çıktığımda Nevin ablayla Tolga'yı kapının önünde fısır fısır konuşurken duydum" (Mine)

"Siz ikiniz gizli gizli konuşup benim hayatım hakkında bizim hayatımız hakkında kararlar mı aldınız?" (Ela)

"Bu konuda sana gerçekçi olmam gerekiyor. Eğer birazdan sana uzatmayı planladığım elimi tutarsan zor hatta oldukça zor zamanlar geçirebiliriz. Yıpranıp zorlanabilir karşımıza çıkan her soruna isyan edebiliriz ama aynı zamanda bu gece gördüm ki birbirimize verdiğimiz güçle tüm bunların üstesinden de gelebiliriz" (Tolga)

Ekli dosyayı görüntüle 50448Ekli dosyayı görüntüle 50449

Yağmur bölümüne gönderme gelsin mi :kaalp:
Bölüm eklendi ;)
 

Şu anda bu konu'yu okuyan kullanıcılar

    Üst