Duyuruyu Kapat
Hanimefendi: kadınlara özel bir şekilde sağlık, giyim, beslenme, diyet ve benzeri kısaca her konuda destek veriyor. Türkiye'de tek kaynak olma yolunda hızla ilerleyen Hanimefendi.com, üyeler dışında ziyaretçilere açık yapısıyla da paylaşım mantığının hakkını vermeye çalışıyor. Siz de bunun bir parçası olmak istiyorsanız, hemen ücretsiz kayıt olabilir ve aramıza katılabilirsiniz. Sensiz bir kişi eksiğiz... :)
Duyuruyu Kapat
Instagram 180T
Facebook 10K
Twitter 138T

Kütahya'nın çini sanatı

Konu, 'Teknik Konulara Göre Resimler' kısmında Fındık Kurdu tarafından paylaşıldı.

  1. Fındık Kurdu

    Fındık Kurdu Daimi Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2009
    Mesajlar:
    47.854
    Beğeniler:
    49.335
    Kütahya Çini Sanatı
    Kütahyanin simgesi ve onu bütün dünyaya tanıtan "Çinicilik" Kütahya 'da önemli bir sanat olmanın yanında bir geçim koludur da.
    Kütahya 'da Friglerle başlayan seramik yapımı Bizans Devri sonuna kadar sürekli gelişme göstermiştir. Kütahya 100 yılı aşkın bir süre Selçuklularla Bizanslılar arasında tampon bölge olarak kalmıştır. Bu devirde çinicilik Bizans ve Selçuklu Sanatının özelliklerini birlikte kullanmıştır. Daha sonra Beylikler Devrine giren Kütahya 'da Osmanlı etkisi görülmeye başlamıştır.
    1314 tarihli Vacidiye Medresesindeki Abdülvacit Efendinin Sandukasında 1428 tarihli Yakup Bey Türbesi 'nde ilk Osmanlı Devri renkli sırlı çini tuğlalar kullanıldığı görülmektedir. 15. yy. Osmanlı seramik ve çini sanatı mavi beyaz grubu çinileri ile dikkati çeker. Bu orijinal mavi beyazlar Hisarbey Camii (1487), Kükürt Köyü Camiin (1697) de görülmüştür. 15. yy mavi beyaz çiniler Kütahya 'nın bazı yapıları yanında İstanbul ve Kudüs mimari eserlerinde de kullanılmıştır. 16.yy da Kütahya Çini ve Seramik sanatı faaliyetlerinin yavaşladığı görülmekle beraber İstanbul ve diğer önemli merkezlerde yapılan mimari eserlerde Kütahya çinilerinin kullanıldığı görülür. 1528 - 1529 tarihli Gebze - Çoban Mustafa Paşa Türbesinde, 1522 tarihli Manisa Valide Sultan Camiinde, Topkapı Sarayının çeşitli ünitelerinde Kütahya mavi beyaz çinileri kullanılmıştır.
    Günümüzde ihraç malları arasına giren desen ve renk zenginliği kazanan Kütahya Çiniciliği olumlu bir yoldadır. 30 kadar irili ufaklı atölyede yapılan çalışmalar sonucu yapılan çiniler Türkiye ve Dünyanın pek çok eserini süslemektedir.
    Kütahya 'da Çinicilik Yöntemleri
    Çinicilikte kullanılan hammaddeler, Kütahya ve komşu illerden sağlanmaktadır. Bu hammaddeler, plastik ve plastik olmayanlar diye ikiye ayrılır. Plastik hammaddeler grubuna "Kırklar Toprağı", "Gri Bilecik Kili", "Maya" ve "Çamaşır Kili", Plastik olmayan hammaddeler grubuna "Çakmak Taşı", "Beyaz Bilecik Kili" ve "Tebeşir" girmektedir.
    Bu hammaddelerin belli oranlarda karıştırılmalarıyla "Çark", "Döküm" ve "Pres" diye adlandırılan üç tür harman hazırlanır. Çark harmanında; düz duvar tabağı, vazo, saksı ve şekerlik, döküm harmanında; biblo, bardak, tabak ve küllük, pres harmanında; düz yada desenli duvar plakaları yapılır. Ocaklardan gelen hammaddeler önce öğütülür, çakmak taşı ile bir değirmende kuru olarak karıştırılır. Plastik hammaddeler harman yapılarak, havuzlarda 1-2 gün bekletildikten sonra elek ya da bezden geçirilerek 20-25 gün dinlendirilir. Plastik olmayan hammaddeler de kaynatılarak süzülür ve harmana eklenir. Dinlendirilmiş harman, kapalı suyu alındıktan sonra alçı kalıplara dökülür yada eski fırın plakaları üzerine yayılır. Böylece, harmanın bileşimindeki su oranı ile plastik maddelerin bileşimindeki su oranı eşitlenir. Döküm harmanı, çoğunlukla imalathanelerdeki çark harmanında hazırlanır. Kimi imalathanelerde, çark harmanına belli oranlarda çakmak taşı eklenir. Pres harmanı ise, kuru olarak hazırlanır.
    Harmana "Çark", "Torna", "Döküm" ya da "Pres" ile biçim verilir. Çarkların çoğu ayak ile işletilir. Pres kalıplarının çoğu ahşaptır. Alçı kalıplarında kullanılan alçının niteliği çok düşük ve teknoloji ilkeldir.
    Kurutma, kışın kapalı yerlerdeki raflarda, yazın ise açık havada yapılır. Plakalar püskürtme, diğer ürünler daldırma yoluyla sırlanır.
    Değişik büyüklükte tuğlaların dizilmesi ile silindir biçiminde yapılan fırınlar, ateş hane ve pişirme bölümlerinden oluşur. Pişirme bölümünde raflar kurutulmuştur. Ateş hane bölümünün her iki yanında, sırçanın pişirildiği, pişirme bölümünün "Göz" penceresinden kontrol edilir. Pişirme sıcaklığı 11-14 saatte 800 - 950 dereceye ulaşır. İlki daha düşük ısıda olmak üzere "Çift Pişirme" uygulanır. Çini yapımında kullanılan boyalar yerli ve yabancı kaynaklardan sağlanır.


    [​IMG]
     
    ayser ve bitter_im bunu beğendi.
  2. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    Fındık Kurdu

    Fındık Kurdu Daimi Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2009
    Mesajlar:
    47.854
    Beğeniler:
    49.335
    Yerli boyalar, genellikle oksitlerden yapılan açık yeşil, turkuaz, kırmızı ve siyah, yabancı boyalar ise sarı, koyu yeşil ve laciverttir. Boyama, sulama ve pişirme ilkel yöntemlerle yapıldığından zayıf türdeş olmayan ve birbirine karışan değişik renkler oluşturulur.


    Çini desenlerinin yapılmasında başlıca yöntemler
    Sır Altı Tekniği
    Kapların fırınlanmadan önce bezenmesine dayanan teknik. Bu teknikte bezeme, yüksek ısıya dayanıklı boyalarla doğrudan kabın üzerine yapılır. Daha sonra üzerine sır çekilen kap, yüksek ısıda fırınlanır. Fırınlama sırasında sır saydamlaşır ve altındaki bezeme ortaya çıkar. Kobalt mavisi, yüksek ısıya en dayanıklı renk olduğu için sır altı bezemede en çok kullanılan renk olmuştur. Bu teknik daha çok Osmanlılar’ca kullanılmıştır.
    Sır Üstü Tekniği
    Kapların fırınlandıktan sonra bezenmesine dayalı tekniktir. Genellikle saydam olmayan sırlar kullanılır. Sırın üzerine bezeme yapıldıktan sonra kap, düşük ısıda bir kez daha fırınlanır. Fırınlama sırasında desenler ısıyla yumuşayan sırın altına geçer. Bu teknik daha çok Selçuklular’ca kullanılmıştır.
    Minai tekniği
    Sır altı ve sır üstü tekniklerinin birlikte kullanılmasıdır ve daha çok İran’da yaygındır.
    Çini Müzesi


    Avukat S.Sadık ATAKAN 'ın babası Hacı Bahattin ATAKAN 'dan kalma, Kütahya 'nın ilk Defterdarının oturduğu elli yıllık ev "S.Sadık ATAKAN Özel Çini Müzesi" olarak ziyarete açıldı. Müzede son ikiyüzelli yılın en güzel çini örneklerini görmek mümkün. En iyi çini ustalarının eserlerinden oluşan binlerce eser, uzun yılların sonunda toplanmış. Ayrıca müzede bir çok antika eşyayı da görmek mümkün. Mutfak eşyaları, Kütahya 'ya gelen ilk radyo, ilk daktilo, dikiş makinası ve mutfak gereçlerini izleyenler nostaljik bir ortamın içinde buluyor kendisini. Ücret ödemeden gezilebilen ve geçmiş ile gelecek arasında bir köprü olan bu ilk özel çini müzesi yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelmiştir.


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
    ayser ve bitter_im bunu beğendi.
  3. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    Fındık Kurdu

    Fındık Kurdu Daimi Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2009
    Mesajlar:
    47.854
    Beğeniler:
    49.335
  4. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    Fındık Kurdu

    Fındık Kurdu Daimi Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2009
    Mesajlar:
    47.854
    Beğeniler:
    49.335
  5. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    Fındık Kurdu

    Fındık Kurdu Daimi Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2009
    Mesajlar:
    47.854
    Beğeniler:
    49.335
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Çini Sanatı
    M.Ö. 3000 yılının ilk yarısında mimari ile tanışan çiniler, İslam mimarisinde M.S. 9. Yüzyılda kullanılmaya başlamıştır.
    Selçuklular'ın 1071'de Bizanslılar`ı yenmesinden sonra Anadolu, hem Selçuklular hem de çiniler için yeni bir vatan olmuştur.
    Bu topraklardaki çini sanatı, 13. Yüzyılda Selçuk mimarisinin doruğa ulaştığı dönemde gelişmiş ve buna bağlı olarak da pek çok camii, medrese, türbe ve saray duvarları çinilerle bezenmiştir.
    Başlıca turkuaz, kobalt ve mor renklerin kullanıldığı geometrik desenli çini ve çini mozaikler iç mekanlarda tercih edilirken dışta da sırlı veya sırsız tuğlalar kullanılmıştır. 14. yüzyılda Anadolu Çini sanatı Osmanlılar ile birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. Türkler iç ve dış mimari süslemenin en renkli kolu olan çini sanatını, asıl büyük ve sürekli gelişmesini Anadolu Türk mimarisinde göstermiştir.
    Çini yapımında önemli bir aşama sayılan mozaik çini tekniğinin ilk örneklerine Karahanlılar ve Büyük Selçuklular döneminde İran'da rastlanır. Anadolu Selçukluları döneminde bu usul daha da geliştirilir. Çeşitli renklerde sırlanmış levhaların alçı zemin üzerinde bir araya getirilmesiyle oluşturulan bu yüksek seviyeli teknik, XIII. yüzyılda Anadolu'da geniş bir kullanım alanı bulur. Gerek yapıların duvar, kemer, eyvan, kubbe, mihrap, kapı ve pencere alınlıklarını süsleyen mozaiklerde gerekse saraylarda zengin motiflerle bezenen lüster ve sıraltı teknikleriyle elde edilen çinilerde hâkim renk hep firuze olmuştur. Hatta Anadolu Selçuklu devrinde en yaygın kullanılan renkli sır, firuze sırdır. Firuze rengin tonlarına ulaşmanın ise ancak bazı terkipler yoluyla sağlandığını görüyoruz. Meselâ, firuze sırı renklendiren bakır oksidin kurşunla karıştırılması ya da çininin hamurunda bağlantı maddesi olan alümin miktarının silise oranla artırılması halinde, firuze mavisi yeşile dönüyor. Sodyum ve potasyum iyonlarının nispetinin değişmesi de mavi ve yeşil tonların sağlanmasında önemli bir rol oynuyor. Konya, Ankara, Sivas ve Kayseri başta olmak üzere Anadolu'nun pek çok şehrinde hem beylikler hem de Selçuklular dönemine ait mimarî eserlerin firuze çinilerle renklendirilmiştir. Özellikle Konya Karatay Medresesi, Sivas Gök Medrese Mescidi ve I. İzzettin Keykavus Şifahanesi'ndeki türbe, ağırlıklı olarak firuzeden oluşan ve mozaik tekniğinde yapılan çinilerle süslüdür. Özellikle türbe cephelerinde, medrese, mescit, cami ve minarelerde tercih edilen bakır oksit karışımlı firuze tuğlalar, adeta Selçuklu mimarî yapılarının sembolü olur. XIII. yüzyılın ikinci yarısında renk olarak kobalt mavisinin kullanımı artsa da firuzenin hâkimiyetini gölgeleyemez
     
    ayser ve bitter_im bunu beğendi.
  6. bitter_im

    bitter_im Admin

    Kayıt:
    3 Aralık 2009
    Mesajlar:
    63.995
    Beğeniler:
    52.448
    oooffff hepsi harikaaaaaaa -alkis-alkis
    emegine saglık .. yalnız bayıldım nargileye -hmm-hmm
     
    Fındık Kurdu bunu beğendi.
  7. Lilav

    Lilav Daimi Üye

    Kayıt:
    28 Haziran 2010
    Mesajlar:
    22.428
    Beğeniler:
    21.988
    gercekten cok basarili calismalar:eek: