Üyenin profilindeki tarih doğruysa yengeçBurcunuz ne
Üyenin profilindeki tarih doğruysa yengeçBurcunuz ne
Görümce baskın bir haritası olmalıÜyenin profilindeki tarih doğruysa yengeç
Saatini bilemem ama profilinde doğum tarihini yazmış. 11.Ev ve 4.ev stelyumda olur mu öyle bir şey?Görümce baskın bir haritası olmalıaslında doğum tarihi ve saati lazım
Hangi gezegenlerde olduğu, açıları ve gezegenlerin dereceleri önemliSaatini bilemem ama profilinde doğum tarihini yazmış. 11.Ev ve 4.ev stelyumda olur mu öyle bir şey?
AnladımHangi gezegenlerde olduğu, açıları ve gezegenlerin dereceleri önemli
Ben anlamadımAnladım
hem aileci hem uzak zor ilişkiAyda veya iki ayda bir. Ben gorumcemle aynı sehirdeyim, eşim de gelirken ailesi ile geliyor. Anlayacağınız kocamı bir gözüm görüyor diğer gözüm hani bana demekle yetiniyor.
kız kadının doğum günüBen anlamadımgörümce dogum günü nerden buldun

haa
hahİyi celallenmiştin amaUyanamamışım dur mesj düzeltim

Görümcesi benim dermişimBen anlamadımgörümce dogum günü nerden buldun
yok değilim alakam yok. Nereden bulayım bacım müneccim miyim ben üyenin kendi doğum günü profilinde herkese açık görünüyor ya oradan gördüm.Ben bunu gece okumaya geleyim mevzu uzunGörümceliğimi bir kenara bırakıp olayı dış göz olarak yorumlamaya geldim. Sıcağı sıcağına bir şey yazsaydım kendi görümce-yenge-kardeş ilişkimden yola çıkarak taraflı olabilirdim gibi geldi ondan bekledim (çünkü benim yengelerle kardeşlerle iletişimim iyidir görümcenizin yaptığını da o yüzden yadırgamadım) sadece kendimizi baz alarak konuşmamam gerekiyordu herkes aynı değil sonuçta. Neyse sesli düşünüyor gibi yazacağım yorumumu.
Bir kere kendimi sizin yerinize koyduğumda bu konularla alakalı ciddi anlamda yorulmuş olduğunuzu anlayabiliyorum bu çok belli oluyor. Henüz yeni evlenmişken ve bu yeni duruma alışmaya çalışırken böyle bir duygusal yük (yok sayılma vs) taşımak kolay olmasa gerek. Eşle uzak şehirlerde olmak da bu hissi iki kat arttırmış sanki. Aynı ortamda olsanız iletişim daha fazla olacak birbirinizi çok daha kolay anlayabilecektiniz. Bu arada aynı şehirde yaşama imkanınız yok mu? Siz onun yanına ya da o sizin bulunduğunuz yere gelemiyor mu? Bu ayrı şehirde yaşama olayı işi yokuşa sürecek gibi geldi bana.
Neyse anladığım kadarıyla burada asıl mesele eşinizin ailesiyle ilişkisi değil sizin evlilikte kendinizi yalnız önemsiz ve geri planda hissetmeniz. Yani eş size bunları hissettirmese ailesiyle olan yakınlığı tarafınızdan sorun gibi algılanmayacak (nişanlıyken sorun değilmiş çünkü) Bu anlaşılır görünüyor. Ama bu duyguları tetikleyen şeyler (görümcenin hediye alması gibi) dışsal değil içsel güvensizliklerin bir yansıması da olabiliyor diye biliyorum. Sohbet programları çok izlerim orada böyle şeyler duymuştum. Bunu bir didiklemek lazım ama bunu biz yapamayız uzman biri olmalı. Nişanlıyken bu durum (hediye alma vs.) sizi rahatsız etmiyordu ama şimdi evli olunca etkilemeye başlamış bunun nedenini bulmak lazım. "Yok sayılma" hissi bu hediye alma olayında neden tetiklendi acaba? Çünkü düşünüyorum da eşim kardeşiyle hediyeleşse iletişimleri iyi olsa vs kendimi yok sayılmış hisseder miyim? Hissetmem. Burada içsel olarak başka bir tetik var bence.
Hani bazen örnek verirken derler ya "Babam doğup büyüdüğü ailesine çok düşkündü ve annemi ailesinin yanında hep ezerdi ya da ezilmesine ses çıkarmazdı" Bunu göre göre büyüyen kız bilinçaltında tutup kendi evliliğinde eşini ailesine yakın görünce korkuya kapılıp "biz de annem ve babam gibi mi olacağız babam ailesine yakındı ve annemi ezip değersizleştirmişti eşimde ailesine yakın o da beni mi değersizleştirecek" diye mi düşünüyor acabaBu örnek siz de bambaşka bir senaryo ile de olabilir tabii. Eğer böyle bir şey varsa bunu da psikologlar çözebilir bizden fayda gelmez.
Açıkçası bana göre sorun ne sadece eşinizin ailesi ne de sadece eşiniz. Asıl sıkıntı eşinizle aranızda biz olma hissi denen şeyin henüz oturamamış olması. Çok yenisiniz ve bu kadar yeni evliyken farklı şehirlerde olmak zor. Unutmadan siz evlilikte tek ve en önemli kişi olmayı isterken onun ailesiyle bağını kesmesini istemeniz de farkında olmadan "ya ben ya onlar" gibi bir seçim zorunluluğu yaşatabilir bunu çok yapmayın derim ben. "Benim tek ailem sensin senin de ben" gibi sözler aslında duygusal olarak çok güçlü görünüyor heyt be dedirtebiliyor ama gerçekte karşı tarafta korku savunma direnç vs yaratabilir. Eşiniz bu durumda ailesiyle sizi karşı karşıya konulmuş gibi hissedebilir. Bu da doğal olarak onu çözüm aramaktan uzaklaştırır. Bana böyle bir şey dense ne düşünürüm dedim de mesela bende ters teper böyle sert bir cümle ki aslında alt yapısına baktığınızda bu olması gereken bir şey denir yani kurduğun ailenin önceliği olması ama söylenme anı ya da kurulan cümlenin yapısı bir anda çatışmaya neden olabilir.
Bir de şu var eşinizin sınır çizememesinden rahatsız oluyorsunuz ya ama siz de ev düzeni konusunda sınır çizememişsiniz. Bunu eşiniz yapamaz zaten uzakta o düzen sizin sorumluluğunuzdaysa otoritenizi koymak da size düşer. Adam erkek gözüyle baktığında ailesi için "aa ne güzel eşime yardımcı oluyorlar" diye düşünüp bunu gelinin evine müdahale olarak algılayamayabilir ondan böyle konularda kadın beyniyle düşünmesini bekleyemezsiniz. Örneğin biri evin düzenine karışıyorsa nazik ama net bir tavırla bunu durdurabilirsiniz. “İlgilendiğiniz için teşekkür ederim ancak benim rahat ettiğim bir düzenim zaten var ve onu değiştirmek istemiyorum” dediğinizde hem saygılı hem sınırı belli eden bir duruşunuz olur. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır derler.
Tüm bu yaşadıklarınızda sizin haklı olduğunuz noktalar elbet var ama asıl çözüm eşinize duygularınızı onun anlayabileceği bir dille anlatmak gibi görünüyor. "Sen böyle yapıyorsun şöyle davranıyorsun sınır çizemiyorsun" demek yerine "Bunlar bunlar olduğunda ben kendimi şöyle hissediyorum ve bu da evliliğimize ister istemez negatif şekilde yansıyor" vs demek çok daha etkili olur. Nette bazı uzmanların videoları oluyor sohbet programlarında bu sınır çizme vs konularını açıp dinleyin anlatılanlar yardımcı olur. Uzmanlar suçlamak yerine karşınızdaki kişinin duygularınıza odaklanmasını sağlayın derler. Bir de üzgün ve kırgınsınız anlıyorum ama eşinizle alakalı "salak salak yorumlar yapıyor" ya da "aptal kocama" gibi ifadeler kurmamaya çalışın. Farkında olmadan yavaş yavaş kendi içinizde eşinize olan saygınızı yok eder bu hitaplar. Saygı duymadığınız birini de sevemezsiniz. Sonuçta o da benzer bir durumda olup sizinle alakalı bu tarz şeyler söylese yani "karım salak salak yorumlar yapıyor" ya da "aptal karım anlamıyor" gibi sizde çok kırılırsınız içinizde bir şeyler kopar gider. Eşler arasındaki hitaplar çok önemli bence.
Bu arada tek taraflı olarak bu duygularla sürekli savaş verme halinde olmanız sizi yıpratabilir. Sadece eşinizle değil çözüm üretilemiyorsa belki de bir evlilik terapistiyle birlikte iletişim yolu ve sınır çizme konularında destek alabilirsiniz ya da işte bunları hangi konu altında topluyorlarsa. Onlar profesyonel insanlar belki de size öyle ipuçları verecek ki boşuna sıkıntı etmişim her şey kolayca düzene girdi diyeceksiniz.
@bitter_im beni takdir et bak iki tur dolanıp gelince hiç görümcelik damarım kabarmadı çenesini tuttum içimdeki görümcenin sadece soruna odaklandım
kahvemide alayım hem 
Sıkılırsın sen hiç bakma boş ver yarısına gelmeden kahvenle birlikte kaçarsınBen bunu gece okumaya geleyim mevzu uzunkahvemide alayım hem
Hayatım ben öyle bir soru sor saatlerce cevap bekle sonra bir soru daha yine bekle basar beni çözüm odaklıyım ben varsa durumu kökten çözüverelimciyimYazarlar bölümü deil dimi bura bakimbölümlerinede benziyor sanki uzunluk
Yok hepsini okudum kahvemde burda aha yaptım herkesi uyuttum geldimSıkılırsın sen hiç bakma boş ver yarısına gelmeden kahvenle birlikte kaçarsın
Hayatım ben öyle bir soru sor saatlerce cevap bekle sonra bir soru daha yine bekle basar beni çözüm odaklıyım ben varsa durumu kökten çözüverelimciyimÜye sonuçta bir sıkıntıyla gelmiş kendisini anlayacak birilerini bekliyor hadi yazdıklarımı üç beş cümleyle anlaşılır şekilde kısalt ama olmuyor anacım denedim kısaltınca yüzeysel cevap oluyor işe yaramıyor


Öncelikle azmin, sakinligin çok güzel açılımlarla örneklerle harika bir dizin oluşmuş beni bile aydınlattı bundan dolayı tebrik ve takdir ediyorum seni bacıcanımGörümceliğimi bir kenara bırakıp olayı dış göz olarak yorumlamaya geldim. Sıcağı sıcağına bir şey yazsaydım kendi görümce-yenge-kardeş ilişkimden yola çıkarak taraflı olabilirdim gibi geldi ondan bekledim (çünkü benim yengelerle kardeşlerle iletişimim iyidir görümcenizin yaptığını da o yüzden yadırgamadım) sadece kendimizi baz alarak konuşmamam gerekiyordu herkes aynı değil sonuçta. Neyse sesli düşünüyor gibi yazacağım yorumumu.
Bir kere kendimi sizin yerinize koyduğumda bu konularla alakalı ciddi anlamda yorulmuş olduğunuzu anlayabiliyorum bu çok belli oluyor. Henüz yeni evlenmişken ve bu yeni duruma alışmaya çalışırken böyle bir duygusal yük (yok sayılma vs) taşımak kolay olmasa gerek. Eşle uzak şehirlerde olmak da bu hissi iki kat arttırmış sanki. Aynı ortamda olsanız iletişim daha fazla olacak birbirinizi çok daha kolay anlayabilecektiniz. Bu arada aynı şehirde yaşama imkanınız yok mu? Siz onun yanına ya da o sizin bulunduğunuz yere gelemiyor mu? Bu ayrı şehirde yaşama olayı işi yokuşa sürecek gibi geldi bana.
Neyse anladığım kadarıyla burada asıl mesele eşinizin ailesiyle ilişkisi değil sizin evlilikte kendinizi yalnız önemsiz ve geri planda hissetmeniz. Yani eş size bunları hissettirmese ailesiyle olan yakınlığı tarafınızdan sorun gibi algılanmayacak (nişanlıyken sorun değilmiş çünkü) Bu anlaşılır görünüyor. Ama bu duyguları tetikleyen şeyler (görümcenin hediye alması gibi) dışsal değil içsel güvensizliklerin bir yansıması da olabiliyor diye biliyorum. Sohbet programları çok izlerim orada böyle şeyler duymuştum. Bunu bir didiklemek lazım ama bunu biz yapamayız uzman biri olmalı. Nişanlıyken bu durum (hediye alma vs.) sizi rahatsız etmiyordu ama şimdi evli olunca etkilemeye başlamış bunun nedenini bulmak lazım. "Yok sayılma" hissi bu hediye alma olayında neden tetiklendi acaba? Çünkü düşünüyorum da eşim kardeşiyle hediyeleşse iletişimleri iyi olsa vs kendimi yok sayılmış hisseder miyim? Hissetmem. Burada içsel olarak başka bir tetik var bence.
Hani bazen örnek verirken derler ya "Babam doğup büyüdüğü ailesine çok düşkündü ve annemi ailesinin yanında hep ezerdi ya da ezilmesine ses çıkarmazdı" Bunu göre göre büyüyen kız bilinçaltında tutup kendi evliliğinde eşini ailesine yakın görünce korkuya kapılıp "biz de annem ve babam gibi mi olacağız babam ailesine yakındı ve annemi ezip değersizleştirmişti eşimde ailesine yakın o da beni mi değersizleştirecek" diye mi düşünüyor acabaBu örnek siz de bambaşka bir senaryo ile de olabilir tabii. Eğer böyle bir şey varsa bunu da psikologlar çözebilir bizden fayda gelmez.
Açıkçası bana göre sorun ne sadece eşinizin ailesi ne de sadece eşiniz. Asıl sıkıntı eşinizle aranızda biz olma hissi denen şeyin henüz oturamamış olması. Çok yenisiniz ve bu kadar yeni evliyken farklı şehirlerde olmak zor. Unutmadan siz evlilikte tek ve en önemli kişi olmayı isterken onun ailesiyle bağını kesmesini istemeniz de farkında olmadan "ya ben ya onlar" gibi bir seçim zorunluluğu yaşatabilir bunu çok yapmayın derim ben. "Benim tek ailem sensin senin de ben" gibi sözler aslında duygusal olarak çok güçlü görünüyor heyt be dedirtebiliyor ama gerçekte karşı tarafta korku savunma direnç vs yaratabilir. Eşiniz bu durumda ailesiyle sizi karşı karşıya konulmuş gibi hissedebilir. Bu da doğal olarak onu çözüm aramaktan uzaklaştırır. Bana böyle bir şey dense ne düşünürüm dedim de mesela bende ters teper böyle sert bir cümle ki aslında alt yapısına baktığınızda bu olması gereken bir şey denir yani kurduğun ailenin önceliği olması ama söylenme anı ya da kurulan cümlenin yapısı bir anda çatışmaya neden olabilir.
Bir de şu var eşinizin sınır çizememesinden rahatsız oluyorsunuz ya ama siz de ev düzeni konusunda sınır çizememişsiniz. Bunu eşiniz yapamaz zaten uzakta o düzen sizin sorumluluğunuzdaysa otoritenizi koymak da size düşer. Adam erkek gözüyle baktığında ailesi için "aa ne güzel eşime yardımcı oluyorlar" diye düşünüp bunu gelinin evine müdahale olarak algılayamayabilir ondan böyle konularda kadın beyniyle düşünmesini bekleyemezsiniz. Örneğin biri evin düzenine karışıyorsa nazik ama net bir tavırla bunu durdurabilirsiniz. “İlgilendiğiniz için teşekkür ederim ancak benim rahat ettiğim bir düzenim zaten var ve onu değiştirmek istemiyorum” dediğinizde hem saygılı hem sınırı belli eden bir duruşunuz olur. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır derler.
Tüm bu yaşadıklarınızda sizin haklı olduğunuz noktalar elbet var ama asıl çözüm eşinize duygularınızı onun anlayabileceği bir dille anlatmak gibi görünüyor. "Sen böyle yapıyorsun şöyle davranıyorsun sınır çizemiyorsun" demek yerine "Bunlar bunlar olduğunda ben kendimi şöyle hissediyorum ve bu da evliliğimize ister istemez negatif şekilde yansıyor" vs demek çok daha etkili olur. Nette bazı uzmanların videoları oluyor sohbet programlarında bu sınır çizme vs konularını açıp dinleyin anlatılanlar yardımcı olur. Uzmanlar suçlamak yerine karşınızdaki kişinin duygularınıza odaklanmasını sağlayın derler. Bir de üzgün ve kırgınsınız anlıyorum ama eşinizle alakalı "salak salak yorumlar yapıyor" ya da "aptal kocama" gibi ifadeler kurmamaya çalışın. Farkında olmadan yavaş yavaş kendi içinizde eşinize olan saygınızı yok eder bu hitaplar. Saygı duymadığınız birini de sevemezsiniz. Sonuçta o da benzer bir durumda olup sizinle alakalı bu tarz şeyler söylese yani "karım salak salak yorumlar yapıyor" ya da "aptal karım anlamıyor" gibi sizde çok kırılırsınız içinizde bir şeyler kopar gider. Eşler arasındaki hitaplar çok önemli bence.
Bu arada tek taraflı olarak bu duygularla sürekli savaş verme halinde olmanız sizi yıpratabilir. Sadece eşinizle değil çözüm üretilemiyorsa belki de bir evlilik terapistiyle birlikte iletişim yolu ve sınır çizme konularında destek alabilirsiniz ya da işte bunları hangi konu altında topluyorlarsa. Onlar profesyonel insanlar belki de size öyle ipuçları verecek ki boşuna sıkıntı etmişim her şey kolayca düzene girdi diyeceksiniz.
@bitter_im beni takdir et bak iki tur dolanıp gelince hiç görümcelik damarım kabarmadı çenesini tuttum içimdeki görümcenin sadece soruna odaklandım

Sakın yine kocasına ajda bilezik aldırsın önerisiyle gelmemiş ol cidden kovalarımYok hepsini okudum kahvemde burda aha yaptım herkesi uyuttum geldim

Heh bende yazdım kaçacakmısın sennn aşkolsunSıkılırsın sen hiç bakma boş ver yarısına gelmeden kahvenle birlikte kaçarsın
Hayatım ben öyle bir soru sor saatlerce cevap bekle sonra bir soru daha yine bekle basar beni çözüm odaklıyım ben varsa durumu kökten çözüverelimciyimÜye sonuçta bir sıkıntıyla gelmiş kendisini anlayacak birilerini bekliyor hadi yazdıklarımı üç beş cümleyle anlaşılır şekilde kısalt ama olmuyor anacım denedim kısaltınca yüzeysel cevap oluyor işe yaramıyor
bacıkomSakın yine kocasına ajda bilezik aldırsın önerisiyle gelmemiş ol cidden kovalarım

hah
ha iyi fikir ama yatırım öyle deme 

Aa! Çileğimiz Sakızımız balımız hoş geldinTam tersi de olabilirdi..İnan o kısım çok daha sıkıntı.
