Ben de merak edip izledim ve eleştirilerimle geldim
Dizideki şu küçük bir çocukken görüp beğendiği kızı unutamama ve yetişkin haliyle (35-40 yaş

) hala o kızın hatırasında kaybolma vs çok manasız geldi bana. Adam içip içip unutamazsın diye damar şarkılar dinliyor öh dedim. Sanki el kadarken büyük aşk yaşamışlar da ayrılık acısında kavrulup kopmuşlar gibi hal tavırlar garip ve gerçekdışı geldi. Kendimde hikaye yazıyorum cidden karakterle empati yapmaya çalıştım ben olsam bunu nasıl bir duyguyla işlerdim diye düşündüm ama yok bomboş bir detay gerçeğe uygun bir şey çıkmıyor sadece başrolün psikolojik sorunları ve var olmayan bir aşka saplantı geliştirmesi gibi bir sonuç çıkıyor. Herkesin Eşref'i yüceltecek konuşmalar yapması korkması ama adamın görünürde ezik bir tavrı olması da bana geçmedi. Necip Memili'nin oynadığı adamın ilk sahnelerinde direkt eee bu Sandık Kokusu'ndaki Reha diyorsun sanki karakter o diziden ayrılıp buna geçmiş gibi özellikle şu aldatma mevzuları.
Mafya muhabbetini de sevmiyorum ben Demet'in önceki dizisinde de Adı Farah mıydı onda da benzer zorundalıkları olması falan kopyala yapıştır hissi verdi. Bir de mafya olan birinin onca suç işlemesine rağmen sırf yetimlere kol kanat geriyor diye iyi biriymiş merhametli biriymiş gibi gösterilmesi hoşuma gitmiyor. Bu benim için bir dizide filmde kötü adam tiplemesidir benden ona jönlük çıkmaz yani. Ne gömdüm ya halbuki umutluydum bu diziden 2.bölüme de bakarım sonra tamam mı devam mı bakarım. İyi bir şey de söyleyeyim öyle gideyim

Dizinin jeneriği akarken ilerleyen eski araba ve müzik çok iyiydi hatta bayağı bayağı iyiydi.