Çocuğunuz okula gitmek istemezse...

nk83

Admin + Sitenin Hikaye Yazarı
Admin
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
64.905
Tepki
84.669
Puan
113
Konum
İstanbul
cocugunuz-okula-gitmek-istemezse--2618686.Jpeg


Çocuğunuz okula gitmek istemezse
..
“Çocuğunuz okula gitmek istemezse, adaptasyon sorunu yaşarsa birkaç hafta içinde uyumlanmasını bekleyin. Süre uzarsa mutlaka bir uzmana başvurun”

Hakan Şatıroğlu Klinik’ten Psikolojik Danışman Dolunay Kadıoğlu, 60-66 aylarını doldurmuş çocukları okula başlayan velilere, “Çocuğunuz okula gitmek istemezse, adaptasyon sorunu yaşarsa birkaç hafta içinde uyumlanmasını bekleyin. Süre uzarsa mutlaka bir uzmana başvurun” önerisinde bulundu.
Psikolojik Danışman Kadıoğlu, yaptığı açıklamada, eğitim sistemindeki değişiklik kapsamında 60-66 aylarını doldurmuş çocukların ilkokul 1’e başlamaları zorunluluğunun velileri tedirgin ettiğini söyledi. 60-66 ay arası çocukların zihinsel, fiziksel, psiko-sosyal gelişimlerinin okul eğitimine katılmaya, belirli bir disipline ve kurallara uymaya uygun olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, “5 yaşındaki çocuklarda el-göz koordinasyonu, motor becerileri, soyut-somutu ayırt edebilme, neden sonuç ilişkisi kurabilme tam gelişmemiştir, gelişmeye devam etmektedir. Ayrıca uzun süre dikkatlerini toplamakta zorlanırlar. Çabuk sıkılabilirler. Dikkatin, ilginin hep kendilerinde olmasını isteyebilirler” dedi.

“OKULDAN SIKILIP DERSLERDEN SOĞUYABİLİRLER”

Kadıoğlu, 5 yaşındaki çocukların “dürtü kontrolü”nün tam gelişmediğinden, sınıf kurallarına uyum sağlamakta, dersi takip etmekte, ders boyunca oturmakta ve bazen idrar refleksini kontrol etmekte zorlanabileceklerini belirtti. Okula yeni başlayan tüm çocuklarda olan “ayrılık, terk edilmişlik” duygusunun bu yaş grubunda fazla ortaya çıkacağını vurgulayan Kadıoğlu, şöyle konuştu:

“Okula uyumda sorun yaşayabilecekleri gibi okuldan çok çabuk sıkılabilir, derslerden soğuyabilirler. 5 yaş ile 6 yaşın aynı sınıflarda eğitime alınacağı düşünüldüğünde iki yaş birbirine çok yakın gibi görünse de, zihinsel gelişim evreleri düşünüldüğünde arada çok fark vardır. Yaş grupları arasında öğrenmede, algılamada, duyumsamada ve hissetmede ciddi farklılıklar olacaktır. Öğretmenler 5 yaş çocukların zihinsel, fiziksel, psiko-sosyal gelişim evreleriyle ilgili bilgi ve beceride yetersiz olabileceklerinden, normal gelişim aşamalarındaki çocuklarda bile ‘öğrenme güçlüğü’, ‘dikkat eksikliği’, ‘davranış bozukluğu’ gibi yanlış tanımlamalara neden olabilirler bu da çocuklarda ve velilerde strese ve bazen de travmalara neden olabilir.”

-DURUMU KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN NELER YAPILMALI?-

Kadıoğlu, okul yönetimlerini, öğretmenleri, öğrencileri ve velileri zorlu bir dönemin beklediğine dikkat çekerek, velilere şunları önerdi:
“Çocuğunuza okul servisinde uyulacak kuralları anlatın. Kendisini büyük çocuklara karşı nasıl koruyacağını korkutmadan anlatın. Kendi kendine giyinebilme, kendi başına yemek yiyebilme becerisini kazandığından emin olun. Tuvalette uyulacak hijyen kurallarını onun anlayacağı dille anlatın. Paraları tanıtın, yeteri kadar harçlık verin, kantin ihtiyaçlarını birlikte ve gerçekçi saptayın, çantasına yedek çamaşır koyun, bir sorun yaşadığında öğretmeniyle paylaşması gerektiğini anlatın. Okul dönüşlerinde çocuğunuzu rahat rahat dinleyecek kadar zaman ayırın. Şikayetlerini, memnuniyetlerini gerçekçi bir kulakla dinleyin. Okula gitmek istemezse, adaptasyon sorunu yaşarsa birkaç hafta içinde uyumlanmasını bekleyin. Süre uzarsa mutlaka bir uzmana başvurun.”

Milliyet
 
OP
nk83

nk83

Admin + Sitenin Hikaye Yazarı
Admin
Katılım
24 Ağustos 2010
Mesajlar
64.905
Tepki
84.669
Puan
113
Konum
İstanbul


17908209.jpg


Okul korkusunun sebebi anne babalar


Yoğun kaygı ve huzursuzluk, yalnızlık kaygısı ve okuldan uzaklaşma isteği olarak tanımlanan “okul korkusunun” anne ve babaların aşırı koruyucu tutumundan kaynaklandığı belirtildi.

spacer.gif

Okul çağındaki her 100 çocuktan 5'inde görülebilen okul korkusunun çocukların yaşam kalitesini olumsuz etkilediği bildirildi. Uzmanlar, eğitim-öğretim döneminin yaklaşmasıyla çocuklarda baş ve karın ağrıları, bulantı, iştahsızlık, keyifsizlik ve uyku düzeninde bozukluğa yol açan problemle mücadele için ebeveynleri bilinçli olmaları konusunda uyarıyor.

İzmir Kent Hastanesi'nde görevli psikolog Nezahat Bingöl, okul dönemi yaklaştıkça çocuklarda yoğun kaygı ve huzursuzluk, okula gitmeme isteği ve yalnız kalma kaygısı olarak karakterize olan duruma “okul korkusu” adı verildiğini, çocukların bir kısmı neşe içinde okula giderken, bazılarında ise tersi durumun görülebildiğine dikkati çekti.

Bingöl, her 100 çocuktan yaklaşık 4-5'inde okul korkusunun görülebileceğini vurgulayarak, belirtilerinin baş ve karın ağrıları, bulantı, iştahsızlık, keyifsizlik, uyku düzeninde bozukluk, okul sorumluluklarının yerine getirilmesinde aksamalar, nedensiz gözyaşları, alıngan ve sinirlilik şeklinde olabileceğini anlattı.

NEDENLERİ

Bingöl, anneden ayrı kalma endişesi, velilerin mükemmeliyetçi başarı beklentisi ve yeni deneyimlerle baş etmekte güçlük yaşanmasının okul korkusuna yol açtığını belirterek, aşırı koruyucu ailelerin çocuklarında görülme olasılığının daha yüksek olduğunu bildirdi.

Ebeveynlerin çocuklarıyla ilişki kurarken koruyucu ve kollayıcı tutum takınmaları, yapabilecekleri şeyleri onlar adına yapmaları ve aşırı verici olmalarının çocukları pasif hale getirdiğine işaret eden Bingöl, “Bu da ayrılık endişesini yoğun yaşamalarına neden olmaktadır. Anne ve babanın yoğun endişeli ruh hali de çocuğa yansır. Çocuk, anne babasının gözünden dünyaya bakar. Endişeli olmak, 'endişeli bir çocuk yetiştirmek' demektir” şeklinde konuştu.

Okul korkusunun okula yeni başlayan küçük yaş grubundaki çocuklarda görülebileceği gibi, ergenlik döneminde de görülebileceğini anlatan Bingöl, “akut” nitelikteki korkunun uygun yaklaşımlarla giderilmemesi halinde ilerleyen yaşlarda kronikleşebileceği konusunda ebeveynleri uyardı.

Bingöl, ergenlik ve öncesi dönemde rastlanan belirtilerin ilköğretime başlayan çocuklardaki gibi kuvvetli ve zorlu olmadığını ancak uyum sorunlarına yol açtığını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Kronik okul korkusu zamanla oluşur. Bu korkunun oluşmasında, çocukluk yıllarındaki akut okul korkusunu da içine alan çeşitli davranış ve problemlerin rolü büyüktür. Kronik okul korkusu olan çocuklar sadece okulda değil, aynı zamanda önceden zevk aldıkları faaliyetlerden de uzaklaşmaya başlarlar.

Bu çocuklar, ne ders çalışırlar ne de belirli bir ilgi alanında faaliyet gösterirler. Ev çevresinde sıkıntılı bir biçimde zamanlarını geçirmeye çalışırlar ve genel olarak sadece okul değil, her şeyden korkmaya başlarlar ve huzursuzlukları giderek artar.”

EBEVEYNLERE ÖNERİLER

Psikolog Bingöl, akut okul korkusunu yenmek ve ilerleyen yaşlarda kronikleşmesini önlemek için ebeveynlere şunları tavsiye etti:

-Çocuğun fiziksel yakınmaları varsa doktora götürün.

-Tutarlı ve kararlı olun, en ufak bir yakınmada çocuğunuzu evde tutar ve okula götürmezseniz bunu alışkanlık haline getirir. Pazarlık etmeyin. Cümlelerinizle alternatif yaratmayın. “Okula gitmezse eğer başka bir şey yapabilir” gibi diyaloglarından kaçının.

-Küçük çocuk okula alışıncaya kadar öğretmeniyle işbirliği sağlayın. Her sabah okula gitmenin güzel bir şey olduğu üzerine davranışlar geliştirin. Birlikte kahvaltı yapın, beraber okula hazırlanın, gerekirse bir süre okula bırakın.

-Akşam okul hakkında konuşun, siz de işte neler yaptığınızı anlatın.

-Ders konusunda hemen baskı yapmayın, yüksek beklentilerle çocuğun özgüvenini düşürmeyin.
-Başka çocuklarla kıyaslamayın.

Hürriyet

 

Şu anda bu konu'yu okuyan kullanıcılar

    Üst