Duyuruyu Kapat
Hanimefendi: kadınlara özel bir şekilde sağlık, giyim, beslenme, diyet ve benzeri kısaca her konuda destek veriyor. Türkiye'de tek kaynak olma yolunda hızla ilerleyen Hanimefendi.com, üyeler dışında ziyaretçilere açık yapısıyla da paylaşım mantığının hakkını vermeye çalışıyor. Siz de bunun bir parçası olmak istiyorsanız, hemen ücretsiz kayıt olabilir ve aramıza katılabilirsiniz. Sensiz bir kişi eksiğiz... :)
Duyuruyu Kapat
Instagram 180T
Facebook 10K
Twitter 138T

Arif olan cevheri, boş yere saçar mı?

Konu, 'Kıssadan Hisse ve Dini Hikayeler' kısmında Teyzos tarafından paylaşıldı.

  1. Teyzos

    Teyzos Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    30 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    2.609
    Beğeniler:
    4.031
    [​IMG]

    Hz. Şems’in anlatamadığı, Hz. Mevlana’nın dillendiremediği hakikati, biz nasıl anlatalım?..
    Anlatıyorum diyenlere bakmayın siz efendim, altı üstü üç harf;
    ama gelin görün ki o üç harften koca bir Mesnevi-i Şerif çıktı;
    Ehlullah’ın divanları çıktı, divanların şerhleri çıktı.
    Dillerden kasideler döküldü.

    Kalplerden gazeller döküldü.
    Ama gene de o üç harften (aşk: ayn, şın, kaf) ayın harfini bile bizlere anlatmadılar.
    Aziz Mahmud Hüdayi’nin dediği gibi, “Arif olan cevheri, boş yere saçar mı?”

    Evet, onlar, irfanı, ancak layık gönüllere atarlar; paslı sinelere saçmazlar. Bediüzzaman Said Nursi, merhumun deyişiyle; iman dairesinin içinde marifetullah vardır.
    Marifetullah dairesinin içinde ise muhabbetullah bulunur.
    Muhabbetullahta ise ruhani lezzet mevcuttur.
    Allah, iman etmeden bilinemez.
    Allah bilinmeden hakiki sevgiye, muhabbete erişilemez.
    Hakiki muhabbet olmadan da ruhani lezzetlere erişilmesi mümkün değildir.

    İşte, namaz kılarken kalbimize gelen evhamlardan tutun da hayır ve şerri ayırt etmedeki şüphelerimize kadar;
    huzur ve huşudaki noksanlığımızın sebebi marifetullah ve muhabbetullah dairesindeki nakıslığımızdır.
    Bu noksanı giderip muhabbetullaha erişmenin yolu da belli;
    zahiri ve batıni putları devirip Mevla Teâlâ’ya sülûk etmek…
    Beyazid-i Bistamiden, Mevlana Halidi Bağdadi’ye,
    Niyazi-i Mısri’den Beşiktaşlı Abdulhay Efendi’ye kadar, âşıkların hali hep aynı. Maşuka itaat...

    Tarifi mümkün olmayan, “Aşk” kelimesi; sultanları tahtından ediyor,
    kadıları mahkemesinden, dersiamları medresesinden ediyor.
    Zaman değişiyor, mekân değişiyor, şahıslar değişiyor ama değişmeyen aşk;
    Maşuk ve aşığın hali …