Duyuruyu Kapat
Hanimefendi: kadınlara özel bir şekilde sağlık, giyim, beslenme, diyet ve benzeri kısaca her konuda destek veriyor. Türkiye'de tek kaynak olma yolunda hızla ilerleyen Hanimefendi.com, üyeler dışında ziyaretçilere açık yapısıyla da paylaşım mantığının hakkını vermeye çalışıyor. Siz de bunun bir parçası olmak istiyorsanız, hemen ücretsiz kayıt olabilir ve aramıza katılabilirsiniz. Sensiz bir kişi eksiğiz... :)
Duyuruyu Kapat
Instagram 180T
Facebook 10K
Twitter 138T

NK ile Film Saati (Film Kritikleri)

Konu, 'Beyaz Perde' kısmında nk83 tarafından paylaşıldı.

  1. nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    [​IMG]
    "Yediğin içtiğin senin olsun nk'm izlediklerini anlat" köşeme hoşgeldiniz :gülsemmi:

    Bu başlıkta izlediğim filmler ile ilgili bilgiler paylaşacağım. Az önce izlediğim filmle açılışı yapıyorum

    Dvdlerimin bir kısmı:yes: Lord of the Rings filmindeki Gollum figürü de tepelerinden bakıyor :teyzos:
    [​IMG]

    [​IMG]


    [​IMG]
     

    Ekli Dosyalar:

    Son düzenleme: 13 Nisan 2021
    Fındık Kurdu ve Aşk Sancısı bunu beğendi.
  2. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    [​IMG]
    Remember Sunday (Pazarı Unutma)
    Yıl : 2013

    Başrol Oyuncuları :Alexis Bledel, Zachary Levi



    3 dakikalık bir özeti


    Çok mükemmel bir filmdi diyemem ama hoştu izlerken sıkılmadım. Açıkcası yazdığım hikayeye Alexis Bledel'in fotoğrafları lazımdı ve ekran görüntüsünü almak için izledim aaah be nk :kriz: neyse o vesile ile izlemiş bulundum anlayacağınız.

    Gelelim konusuna
    Molly, mücevher mağazasında çalışan Gus’tan hoşlanır.Ancak Gus, beynindeki sorun nedeniyle hafıza problemi yaşamaktadır ve bu aşk hiç kolay olmayacaktır.

    nk'den ekleme :
    Gus hastalığı yüzünden her sabah uyandığında yakın geçmişini unutuyor ve sürekli kendisine notlar alıp kalem şeklindeki kayıt cihazına bilgiler aktararak kendisine hatırlatmalar yapıyor. Eğer yapmazsa o günlerde ne yaptığını asla bilmiyor.

    Molly'e ilk başta bu durumundan bahsetmedi yani her görüşmelerinde onu sıfırdan tanıyıp aşık olduğunu kız bilmiyordu.

    [​IMG]

    Gus hep ilk görüşte aşık oluyor gibiydi en azından ilk Molly'i görüşünde hep öyle baktı ve eve dönünce "Jerry ile Molly hakkında konuş" "Sakın Molly'i unutma" yada "Molly ile randevum vardı ve harika geçti. Onu kaybetmemek için her şeyi yap" ( Bu notu sevdim :kaalp: ) diye notlar aldı pek şekerdi :yes:

    Bir ara Molly ile neler konuştuklarını bilsin diye seslerini kaydediyordu ama kız bunu fark edince panik oldu haliyle :saskin: Sesimizi mi kaydettin! Evinde kamera da var mı! diye bağırıp çekti gitti bir nevi sapık muamelesi yaptı çocuğa :krizz:bakmayın güldüğüme aslında o komik bir sahne değildi ben cıvıdım :pardon:

    Bazı sahneler de gülümsetti özellikle arkadaşı Jerry vardı karısı Brenda ile boşanmış görüşmüyorlar ama yakın geçmiş olunca Gus unutmuş her sahnelerinde adam yeni özel hayatı ile ilgili şeyler söylüyor bu şaşkın "Aman Allah'ım siz Brenda ile ayrıldınız mı :ilknur:" diyor ama kırk kere dedi be kardeşim her seferinde adam şimdi boğacak bunu dedim ay dayanamıcam hatta son sahnelerde yine sordu bu :ko

    Beraber sportif şekilde koşuyorlardı bu da karısı ile barışmış....
    Gus : Tanrım iyi görünüyorsun işe yaramış
    Jerry : Brenda bana bir şans verdi. Formda olmalıyım
    Gus : Brenda ile ayrıldınız mı?
    Jerry : :neee:
    Gus : Takılıyordum şakaydı notlarımda yazıyordu :gülsemmi:

    Bir de komşu çocuğu var Max :gülsemmi: apartmanda karşılaşınca hep Gus'ı keklemeye çalışıyor bana bilmem ne kadar borcun vardı diye annesi sürekli yok öyle birşey sen ona bakma Gus deyip sonra çocuğu fırçalıyordu :kopkop:

    Oooo ilk sahnelerde Molly aileden kalma yüzünü satmak zorunda kaldı Gus'a verdi ama çocuk bir zarfa koyup üstüne de "Molly için sakla" yazdı o zarf detayını sonradan kullanmaları da hoş olmuş :kedim:
    [​IMG] [​IMG]

    [​IMG]
    Gus Molly ile ilgili şeylerin dosyasını yapmıştı sonradan da hastaneye yattığında Molly hatırlatma amaçlı yanına getirdi. Gus onu kendisine çekip saçını koklarken "Bunu nasıl unuttum :( " dedi ama kızı hala hatırlayamıyordu tabi...
    [​IMG]

    [​IMG]
    Yaa of Gus kendisine Molly'e evlenme teklif et diye not almıştı ama Molly bir sebepten dolayı o notu sildi :(

    [​IMG]
    Üst kattaki komşusu küveti açıp sonra uykuya dalınca haliyle alt katı da su bastı Gus'ın tüm kaydettiği şeyler mefta :(


    Filmden kareler
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Kayıt cihazına sesini kaydederken...

    [​IMG]


    [​IMG]
    ------------
    [​IMG]
    Gus: "Bazen kuyrukluyıldızların kayboldukları düşünülür. Ve daha sonra yörüngeye geri dönerler.
    Bilim adamları onların aslında hiç kaybolmadığını keşfederler. Onları tekrar bulurlar.

    ...ve aynı replik Molly'den gelir ama manası farklı olur

    [​IMG]
    Molly: "Bazen kuyrukluyıldızların kayboldukları düşünülür. Birkaçı yörüngeye geri döner. Ve bilim adamları aslında hiçbirinin kaybolmadığını keşfederler. Onları tekrar bulurlar.


    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 13 Nisan 2021
  3. Aşk Sancısı

    Aşk Sancısı Daimi Üye

    Kayıt:
    23 Mart 2013
    Mesajlar:
    3.876
    Beğeniler:
    2.518
    Sıkı takipcisiyim bu sayfanın
     
    nk83 bunu beğendi.
  4. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    Teşekkür ederim :utan:
     
  5. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    Sen, Sen Değilsin
    You're Not You
    2014 yapımı

    Oyuncular :Emmy Rossum (Bec) , Hilary Swank (Kate) , Josh Duhamel (Evan)

    Konusu
    Bec (Emmy Rossum) üniversite okumakta olan ve çevresince pek sevilmeyen bir kızdır.
    Görgüsüzce tavırları ve kendini beğenmiş halleri yüzünden dışlanan Bec, ALS hastası Kate'nin (Hilary Swank) bakımını üstlenir. Çok geçmeden ona hayatını anlatan ve sırlarını açan Bec ile Kate arasında yakın bir arkadaşlık başlar..

    Filmin sloganı
    "Hayat, bizi nefessiz bıraktığı anların çokluğuyla ölçülür"



    Gelelim nk'ce filmden bahsetmeye...
    [​IMG]

    Emmy çok tatlıydı. Bec karakterini pek sevdim Kate ile çok güzel arkadaşlıkları oldu ikisi de iyi geldi birbirlerine :dusun:

    [​IMG]

    Hilary bana oldum olası itici gelmiştir ama çok güzel oynamış tabi ona birşey diyemem 10 numaraydı :puan:


    Josh'ı eh işte bir göründü bir kayboldu iyi de oldu Evan karakterinden hoşlanmadım :hııh:


    Kate evlerindeki yemekte arkadaşları sorunca eşinin (Evan) onu nasıl tavladığını anlatırken "Seninle birlikteyken olan halimi daha çok seviyorum" dediğinden bahsetti ama ne bileyim o adamın başrol bilmem ne de bu konuda inandırıcı gelmedi bana karısını sevdiğini hissedemedim

    Kate'in 35.doğumgünüydü ondan piyano çalmasını istediler ama bir anda güzel güzel çalarken ellerine bir haller oluyor nota kaçırdı uyuz iki tip fısıldaştı gerçi ilk sinyali yemekleri yaparken vermişlerdi. Elindekini şeyi tam tutamayıp düşürmüştü :( bu sahnenin ardından 1.5 yıl sonrasına geçtiler ve artık Kate hastalığı ilerlemiş ve tekerlekli sandalyedeydi...

    [​IMG]

    Rebecca (Bec) sahnede :hihi: görüntüsü ve yaşamı gibi ağzıda bozuk bunun gerçi bir ara Kate'i de bozdu o kibar kadının bir sahnede ağzının ayarını araki bulasın. Orada bir çift vardı nasıl şekerlerdi kadın aynı Kate gibi hastaydı biraz daha ileri evredeydi o cıvıl cıvıldı çalan şarkıda hareket edemiyor ama müzik ruhumda deyip kaşı gözü oynuyordu tatlı kadın :panter:

    [​IMG]

    Neyse lafa daldım sahne atladım :D Kate'in tüm işini kocası yapıyordu makyajını banyosu giyinmesi yatmasını kalkmasını (çok zor be :( Allah o hastalıktakilere ve ailelerine güç versin diyo insan) Kate'e bakıcılık etmesi için görüşmeye Bec gelmişti özgeçmiş istiyorlar kız verdi Evan okuyor ama kız "e postadakini biraz şişirmiştim bu gerçeği" mi ne öyle birşey dedi en azından hafiften dürüst bir kız :nazo:

    [​IMG]

    Bec ikisine daha önce ninesi varken huzurevinde gönüllü çalıştığını söyleyince Kate olumlu bakmıştı ama Evan'ın kız için ilk yorumu "Bu kız tam bir kabus " oldu çok pimpirikli adamdı he yemeği şöyle yapacaksın tahta kullanacaksın bunu böyle katlayacaksın vs vs tam panik

    [​IMG]

    Yalnız Bec'in ilk gün yemek yapışa öl bit tam faciaydı Kate sebzenin sapını çıkartmalısın diye uyarmak zorunda kaldı bu da hee tamam oldu :kopkop: Tuvalet kısmı da fenaydı Bec Kate'i tutmak zorunda sonrasında temizlemek zorunda falan utandığı için bakamıyorda eyvahlar olsun en sonunda yere kapaklandılar Kate'in el klozette başladılar gülmeye daha çok Bec kahkaha attı Kate tebessüm etti:hihi:

    [​IMG]

    Bu Evan Kate'e arkadaşlarlayım derken :mad: kırmızı kartlık hareketlerde bulundu :oklava: ya bu adamı sevmedim bir sahnede nerdeyse yaptığı yardımları yüzüne vuruyordu kadının . Kate sepetledi de bir ara yine evine döndü seni seviyorum dedi kadına da ama yok ya sevmedim bir kere o adamı istediğini söylesin



    "Neden bizi fark edenleri değil de fark etmeyenleri arzu ederiz ki?"

    Kate Bec'e eskiden tanıdığı bir müzisyeni anlatırken böyle demişti ben Bec o adamı kesin bulacak demiştim aslında da niye şey oldu öyle neyse


    Bu filmi düşününce aklımda bir şey kaldı. (İşin aslı hikayeme bir görüntü arıyordum şu el el üstünde piyano çalma muhabbeti onu da google'da ararken bu filmde görüp ekran görüntüsü yürütmeye geldiydim Allah beni etse acaba :gülsemmi: bu amaçla film mi izlenir nk :kopkop: ) Şimdi olay şu Bec piyano çalıyordu. Kate tekerlekli sandalyesinde onu dinleyip bahçeyi izlerken parmaklarını piyano çalar gibi oynatmaya çalışıyordu. Evan bunu fark etti aldı Kate'i Bec'in yanına getirdi. Kate'in ellerini piyano çalan Bec'in ellerinin üstüne koyup sanki o çalıyormuş gibi yaptırdılar. O kısım güzel düşünülmüştü iki kadın şarkı bitiminde birbirlerine pek hoş baktı.
    [​IMG]

    Fragmanda da vardı bir yerde de Kate bunalmıştı ve sesi çıkmıyordu çığlık atmak istiyorum dedi o bağırır gibi yapıp onun yerine çığlık sesini Bec yaptı çok hoş sahneler vardı bu anlamda

    Filmin sonunu söylemicem aslında söylerim de zor tutuyorum kendimi :kptmya: tek düşüncem final biraz daha vurucu olabilirdi orası biraz kesattı. İki kadın karakterde çok iyiydi (adamı sevmedim fıtık etti beni kitap yorumlarımdaki Holly'nin Liam'ı dersem anlayan anlar tam kafa kafaya vurmacılık ) Benim gözümde Bec'ciğim Kate'in haline nerdeyse kaç yıllık kocasından daha çok üzüldü ve yıprandı resmen çabaladı onun için ama koca ve aile tıss valla izlerken hep o Evan'ı parçalayasım geldi kadın ağır her gün yavaş yavaş gidiyor bu da güya kocası :mad: yazarken iki kadına mı ağırlık vermek isteyip adamı harcadılar anlamadım gitti :sinirli: Bir de hem Kate'in hem de Bec'in annesi pek uyuzdu kızları hiç çekmemiş onlara Kate'in uyuz arkadaşlarından hiç bahsetmiyorum zaten.

    Konu hastalık odaklı olunca biraz ağırdı ama hoş filmdi beğendim izlemeye değer

    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 13 Kasım 2021
  6. Çilekli Sakız

    Çilekli Sakız Genel Yönetici

    Kayıt:
    1 Şubat 2009
    Mesajlar:
    4.175
    Beğeniler:
    5.771
    Öncelikle konun hayırlı olsun canım çok işe yarar bir konu olacak özelliklede benim gibi bir film delisi için. :)

    Geleyim yorumlara ikinci filmi es geçiyorum.
    Birinci film dikkatimi çok çekti ve onu biran önce izlemek istiyorum filmin adını hatırlamıyorum ama zannedersem yıllar önce buna benzer bir film izlemiştim ve hoşuma gitmişti..Sevindim farklı bir konusu var eminim çok eğlenceli :)

    Bende açayım hemen fikir annesi olduğun için ayrıca teşekkür ederim..İzninle Nkm bende böyle bir konu açmak istiyorum. yoksa çatlarım :D
     
    nk83 bunu beğendi.
  7. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    Sağol canım bir anda esti açayım dedim :utan:Senin dediğin Sil Baştan mı acaba?

    Konunu açmışsın takipteyim :cak:izlersen sende yorumla bari beraber kritik ederiz:cay:
     
  8. Ev Kedisi

    Ev Kedisi Daimi Üye

    Kayıt:
    9 Ekim 2014
    Mesajlar:
    1.017
    Beğeniler:
    1.223
    Selam nkcım, bi ikinci film sen sen degilsin internette var mı?
    Nerden izledin varsa özelden paylaşırmısın:eek:fff:
     
  9. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    Selam Ev kedisi hemen geliyorum özele :uc: Ekim ayında vizyona giren bir filmdi...


    [​IMG]

    Benim Dünyam
    2013

    Oyuncular : Uğur Yücel, Beren Saat, Melis Mutluç



    İzleyeli çok oldu ama açıkcası aklımda çok güzel bir filmdi diye yer etmiş bulunmakta. Black filminin yeniden çevirimi diye hatırlıyorum :eek:fff: Uğur Yücel zaten çok iyiydi ama Beren Saat ve Ela karakterinin küçüklüğünü oynayan küçük oyuncu Melis de acayip iyiydi :eek: Hele küçük kıza bayıldım çok güzel rol yapmış resmen gerçek mi değilmi diye insanı tereddütte bırakır

    Mahir hocanın (U.Yücel) Ela'yı eğitme çabalarında acayip gerilmiştim. Kız eliyle yemek yiyor ve bunu yaparken de oturmuyor masanın etrafında gezinip denk gelen tabaklardan avuçluyordu :( hoca bunu tutup zorla oturtuyor eline kaşık veriyor ama kız sinirlenip atıyor hoca ısrar ediyor anne krizde kız tokat atıyor hocaya hoca aynı şekilde karşılık veriyor offf :bayil: izlerken çok tuhaf hissetmiştim.

    Ela'nın annesini oynayan Ayça Bingol gerçekten çok gözüme battı yalan yok çok abarttılı bir oyunculuğu var izlerken rol yaptığını hissedip duygudan çıkabiliyor insan :hihh:

    Küçük kız ve Mahir hoca arasında "su" muhabbeti vardı o çok güzeldi. Beren Saat Ela karakterinin büyümüş halini oynamıştı ve çok başarılıydı. Bakışları hareketleri duyguyu geçirişi süperdi onu da izlerken bu Beren Saat demiyorsunuz bu kız Ela diyorsunuz Bence izlenmesi gereken bir film...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG] [​IMG]


    Kar sahnesi...

    [​IMG]
    Etkileyici bir sahneydi :(

    [​IMG]
    Şu Ela'nın kardeşi beni fıtık etti uyuzun önde gideniydi :mad: Ela ona ne kadar iyi niyetler ile yaklaşıyordu ama bu -kizgin

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
    Aşk Sancısı ve BAL KÖPÜĞÜ bunu beğendi.
  10. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097


    [​IMG]
    Winter’s Tale / Kış Masalı
    2014

    Oyuncular: Colin Farrell, Jessica Brown Findlay, Russell Crowe, Jennifer Connelly

    Tür : Dram, Fantastik



    Birini ölmemesini sağlayacak kadar sevmek mümkün müdür?

    Peter ve Beverly’nin aşkı 1916 yılında New York şehrinde başlar. Peter Lake, İrlandalı bir ailenin oğludur. Aynı zamanda bir hırsızdır. Yine bir kış günü hırsızlık yapmak için girdiği bir evde Beverly’i görür ve ilk bakışta aşık olur. Ne yazık ki Beverly kısa bir süre sonra hayatını kaybeder. Peter bu olaydan sonra bir mucize yaşar ve kendisini günümüzde bulur. Kim olduğunu ve nereden geldiğini hatırlamıyordur. İçindeki acının kaynağını bulmak için geçmişini araştırmaya başlar.

    [​IMG]

    Dakka bir gol bir sahnede White Collar adlı dizimin Neal Caffrey'sini yani Matt Bomer'ı görünce ben :ne: :bayil: [​IMG] konuk oyuncu kıvamındaydı tüm film boyunca yoktu ama keşke olaydı :cak:

    1895 yılında başladı. Matt'in oynadığı karakter sağlık kontrolünde verem çıkınca bulundukları yerden ayrılamadılar ama çocuklarını bir sandal ile denize bıraktılar :ne:

    Film içinde geçen sözler

    *Doğan her bebek içinde bir mucize taşır

    * Biz ışığı ararken karanlık toplanır

    * Gerçek aşk kaybolduğunda hayatın anlamı da kaybolur. Amaçsız kalırız...ama hayat devam eder...

    [​IMG]

    New York 1916

    Russell Crowe :kayris:yani Pearly Soames görünür o adamda enteresan he yüzü gözü korkutucu olabiliyor ve o ilk sahnede Peter (C.Farrell) beyaz bir at ile kendisine düşmanca bakarken onun tepesinden atlar gider. O at biraz enteresan birşey film fantastikte olunca bazen kanatları falan çıkıyor :D

    Peter Beverly adlı bir kızla tanıştı aşık oldu (evlerine hırsızlık için girdi ama eşyadan vazgeçip kızın kalbini çaldı :kptmya:) resimlerdeki kız ama çok çabuk oldu yahu ve adam hemen kıza olan sevgisi için çoook büyük laflar etti inandırıcılık kaykıldı sanki :derdimcok: bu arada kıza 6 ay sonra öleceği söylenmiş ama 8 aydır yaşıyormuş Peter ile ilk karşılaştıklarında bunu söylerken yani 2 aydır ölüyüm falan demişti. Kız hasta ama hiç hasta gibi değil yahu filmin konusunda da yazdığı gibi kız ölüyor (spoiler değil bu) ama o ana kadar ne biçim hasta bu be dedim benden sağlam maşallah :D

    [​IMG]

    Kız öldükten sonra Peter ve Pearly karşı karşıya geldi ve aralarında savaş çıktı :miyagi: :sapan: derisi yüzülmek istenen beyaz at kanatlarını açarak uçup gitti de istemsizce Peter'ı da alaydı bari dedim adamı perişan ettiler o sahnede dayak yemediğimi kaldı köprüden atılmadığımı kaldı :ne:

    Bu arada onu köprüden atınca Peter günümüze geldi 2014 ama hafıza sizlere ömür jetonu sonradan düştü (nk filmden baydı da ondan yorumda cıvıyor ) 1916 yılında ufak bir kız vardı Beverly'nin kardeşi o yaşlanmış falan Peter ile konuşmaları hoştu.

    Jennifer Connelly 2014 yılında Virginia adlı bir kadını canlandırıyor kızı var kanser ve o kız Peter'in resmini çizdiği kızıl saçlı kız ve diğerlerinin de aradığı kız. Herkes o kızıl saçlı kızı Beverly sanıyordu ama değildi. Hatta Pearly yanlış kız öldü vs dedi bir sahnede . Peter bunu anlayınca küçük kızı kurtarabilirim onun mucizesiyim dedi.

    [​IMG]

    Son kısımda Peter ve Pearly karşı karşıyaydı ve aksiyon vardı vs :miyagi: daaa ben genel anlamda filmi sevmedim bana hitap edemedi karışıktı sanki ama sondaki küçük hasta kız ve Peter'ın o daha önce Beverly'nin kardeşinin anlattığı prensesin yatağı sahnesindeki olayı çok hoştu gerçi o da biraz daha etkileyici yapılabilir miydi? Evet yapılabilirdi...

    Bana göre izlenmese de olur ama merakıma sağlık yapılan iyi yorumlardan etkilendim sanırım :D imdb 10 üzerinden 6,2 puan vermiş bence de o ayarlarda daha az olur ama fazlası olmaz

    [​IMG]

    O dönemlerdeki danslara bayılıyorum ama bir dans bir adama bu kadar mı yakışmaz ya koskoca Colin Farrell'e şut geldi ama yok ya o bu tarz filmlerin adamı değil bence :D bir de o saç modeli beni deli etti çok kötü be insanın göz zevkini yerle bir ediyor :konusmam:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]





     
    Aşk Sancısı bunu beğendi.
  11. Aşk Sancısı

    Aşk Sancısı Daimi Üye

    Kayıt:
    23 Mart 2013
    Mesajlar:
    3.876
    Beğeniler:
    2.518
    soluksuz izledim ve izlerken agladıım çok şükür bu halimize :ask:
    Benim dünyam filmi harikaydı tavsiyen üzerine izledım iyiki izlemişimm herkes izlemeli :utan:
     
    nk83 bunu beğendi.
  12. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    Sevindim ikisi de çok güzel filmdi açıkcası dvdlerini de almak isterim beğendiklerimi arşivlemeyi seviyorum :sirin: en beğendiğin sahneler hangileri oldu?
     
    Aşk Sancısı bunu beğendi.
  13. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    [​IMG]

    Dvdliğimde var olan bir film :)

    The Wedding Planner - Darısı Başıma
    2001

    Oyuncular : Jennifer Lopez , Matthew McConaughey





    Konusu
    Mary Fiore, San Francisco'nun en prestijli evlilik planlamacılarından biridir ve başkalarının aşklarını evliliğe dönüştürmekten kendisine ait bir aşk hayatı fikri ona çok çok uzaktır. (Herkes Mary için kimbilir ne romantik bir hayatı vardır diye düşünüyor ama Mary işi bitip evine gittikten sonra kös kös oturup dondurulmuş yiyecek yiyor :( )
    [​IMG]
    Fiore son olarak internetin en büyük iş kadınlarından Fran Donolly'nin düğününü planlaması için tutulmuştur. Bu yeni işinin sevincini yaşamakta olan Mary, bir gün yolda yürürken caddenin yukarısından kendisine doğru kaymakta olan büyük bir çöp kutusunun altında kalmaktan son anda kurtulur. (Bir araba şoförü çöp konteynırına çarpınca o da telefonla konuşurken ayağı mazgala takılan Mary'in üstüne son hız gelmeye başladı :ayk:)
    [​IMG]

    Üzerine atlayarak onu çöp kutusundan kurtaran yakışıklı Dr. Steve Edison'la birlikte hayatının en güzel akşamını geçirdikten sonra Mary sonunda aşka inanmak için bir nedeni olduğunu farkeder.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Fakat durum Mary'nin zannettiğinden çok daha karmaşık bir hal alacaktır çünkü Steve, Fran Donolly'nin müstakbel eşidir (Bu Steve'e :saplak:) ve Mary de onların düğün planlamacısıdır.

    [​IMG]
    [​IMG]

    Mary'nin başına gelebilecek en kötü şey gelmiş, kariyeri ile duyguları arasında bir seçim yapmak zorunda kalmıştır. Mary işlerin daha fazla karışamayacağını düşünmektedir ki babası Salvatore'nin, kızını Sicilya'ya henüz gelmiş olan Massimo Lanzetta ile evlendirmek için hazırlıklara başlamış olduğunu öğrenir. (Massimo alttaki resimde kapıya sıkışan oğlan )

    [​IMG]


    Romantik Komedi denen tarzda izlemesi keyifli bir film[​IMG] ilk başlangıcı hoşuma gitmişti. Mary küçük bir kızken Barbie ve Ken bebeklerini ortaya toparlamış ve onlara düğün planlıyor sahne hazırlamış gelinlik giydirmiş düğün konuşmalarını falan yaptırıyor sonra bir anda büyüdüğü hale geçiş yapıyorlar artık o profesyonel anlamda insanların düğünlerini organize ediyor yani çocukluk hayalini gerçekleştirmiş demek ki işini çok seviyor ;)

    Steve az değil nişanlı adam ama maşallah başı bağlı değil gibi rahat kıza resmen ümit verdi sonrada nişanlısı ile kızın karşısına geçti -kizgin o değil birde Mary önceden adamın nişanlısı ile mutlu mutlu biriyle tanıştığını konuşuyordu halbuki ikisi de aynı adamdan bahsediyormuş rezalet :eek:ys:

    Olayın açığa çıktığı sahne fenaydı. Düğün dansı öğrenecekleri yere geldiler o arada kız durun tanıştırayım bu nişanlım dedi birbirlerine bakakaldılar :ne: :ne: nişanlı kız telefonu çalınca gitmek zorunda kaldı ama giderken de Mary'e siz devam edin ben gelirim ama ayağına dikkat et geçende yaşlı bir bayanı kurtarırken incitmiş dedi bir de palavra atmış kıza o yaşlı değildi yahu gül gibi Mary'di -kizgin neyse bir yandan dans ederken bir yandan da Mary "Yaşlı kadın he!!!!" diye canına okuyordu Steve'in :kptmya: ama dansları harikaydı :sila:

    Nişanlı kız (Fran) bir ara Mary'e Steve'in yanında ne oldu o geçenki adama diye sordu adam panik araba bir sağ sol yaptı :hihi: Mary'de demez mi düğününü planladığım damatlardan biri çıktı diye nişanlı kız nasıl saydırdı adama etrafta böyle iğrenç adamlar varken yalnız kalmayı yeğlerim diye kapağı taktılar yani:benmi:

    Massimo da damladı ben Mary'nin nişanlısıyım diye elinde de içi kuşlu bir çiçek hey Allahım :hihi: açıkça olmasa da Steve bir bozuldu adamla rekabete girdi falan şapşik gibi gözüküyorlardı:hihi:

    Mary ve babasının konuşması
    - Baba, üzerime böyle bir adamı itemezsin. Bu, bu şekilde işe yaramaz. Bunu annemden bilirsin!
    - Evet, düğün günümüze kadar onunla tanışmadım!
    + Sen neden bahsediyorsun?
    -Annenle ben görücü usulü evlendik.
    + Görücü usulü mü?
    -Düğün günümüzde tanıştık.Birbirimize bakamadık bile.Ben başka bir kıza âşıktım..ve annenin benimle yapacak hiçbir şeyi yoktu.Büyük kaşlarım ve düşük IQ'm olduğunu söylerdi. Neyse, bir gün...çok hastalandım, çok ateşlendim ve...o yanımda kaldı.Bana iyi baktı.Önceleri onu takdir ettim.Sonra takdir saygıya dönüştü.Saygı da sevgiye.Ve sevgi... Aşka dönüştü.Tahmin edemeyeceğim kadar derin bir aşka. Massimo'ya bir şans ver.Belki şu an ondan hoşlanmıyorsun.Ama belki sonra onu sevebilirsin. Annenle olanları sana uzun zaman önce anlatmalıydım. Belki o zaman aşk için daha farklı şeyler hissederdin.

    Sonlara doğru Mary'nin sarhoş olduğu andan itibaren olan sahneler pek hoştu Mary ve Steve'in konuşması ardından Mary'nin düğünden vazgeçme kıvamına gelen Fran ile zor da olsa yapıcı konuşması (kız bir anda Steve'in sevmediği katlanamadığı hareketlerini sayıp döktü onunla evlenemem vs diye) ve Massimo'nun teklifi çoook güzeldi Mary küçükken bebeklerine düğün yapıyordu demiştim ya Massimo da ona ithafen bebek evinin içine tek taşı koymuş diz çöküp o sözler o dibididen (Bu da Eceden sonra dilime yapıştı :nazo:) nasıl çıktı dediğim sözler eşliğinde teklifini yaptı :D Mary bırak Steve'i Massimo iyidir dedim o an Mary'nin cevabını söylemeyeceğim
    [​IMG]
    O şömine üstündeki resimde Mary'nin ölen annesinin resmi :eek:fff: ulen Massimo sen var ya sen

    Ooo yalnız Steve ve Fran'ın düğün günü tam yoluna girerken karışmıştı hayırlar havada uçuştu ama kimler arası söylemem çok komediydi

    Bu iki insanın evliliğine itirazı olan varsa ya şimdi konuşsun yada çenesini sonsuza kadar kapasın muhabbetinde :kptmya:

    X - Hayır. Hayır!
    X yaşlı kadın : Tanrıya şükürler olsun :kayris:
    Başka bir X kişi - Lanet olsun, bende itiraz ediyorum!
    Gelin : :ne: Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz :ilknur:
    Damat :

    Ayy kop Massimo ve Steve'in motosiklet üstündeki haline acayip güldüm hele duvaklı kask :gul: arkada da yeni evliler yazıyor sokakta herkes bunlara tebrikler diyo ama muhabbet başka :kahkaha:
    [​IMG]

    Filmden fotolar :foto:


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]
     
  14. Aşk Sancısı

    Aşk Sancısı Daimi Üye

    Kayıt:
    23 Mart 2013
    Mesajlar:
    3.876
    Beğeniler:
    2.518
    o küçük kızın sahneleri beni çok etkiledi gözyaslarımı tutamadım .. birde ugur yücel hafızasını kaybettı zamanlar , emınım beni günlerce etkısınde bırakıcak
     
    nk83 bunu beğendi.
  15. Aşk Sancısı

    Aşk Sancısı Daimi Üye

    Kayıt:
    23 Mart 2013
    Mesajlar:
    3.876
    Beğeniler:
    2.518
    haa birde kar sahnesi büyüleyici birşeydi .. ben buna şapka çıkartırım :selam:
     
    nk83 bunu beğendi.
  16. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    İzlerken gerçekten o görüntülere dayanamıyor insan :( Uğur Yücel'in dondurma alıp da sonra eline bakıp ne yapacağını bilemediği ve kızı bırakıp gittiği yer çok fenaydı bir anda olunca insan kalıyor öyle :derdimcok:

    O sahnede Beren'in bakışlarından gözlerimi alamadım şemşiyeyi almak istiyor hoca kar yağmıyor gerek yok deyip bıraktırıyor sonra yağmaya başlayınca çok hoş bir mutluluk oldu yüzünde :utan:
     
  17. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    [​IMG]

    Bugün Karşınıza 1976 Yılına Ait Bir Yeşilçam Filmi ile Geldim

    Sabah televizyonda "Öyle Olsun" filmi vardı bir takıldım kalkamadım başından :D Ayşen Gruda der susarıııım o nasıl tatlı bir kadın ya Allah uzun uzun sağlıklı ömürler versin Kısa kısa göründü ama çok tatlıydı :) filme birazda onun yüzünden takıldım...

    [​IMG]


    "İdealiniz ne?" "İdealim yok televizyonun taksiti bitince onu da alacağım" sahnesi :gul:

    Efendim filmi aslında bilmeyeniniz yoktur diye düşünüyorum. Şevket Altuğ ve Tarık Akan'ın canlandırdığı karakterler gazeteci ve Zeytinyağ kralı olan Hulusi Kentmen'in karakterini dillerine dolamış vaziyetteler. Zeytinyağlarına makina yağı karıştırıp halkı kandırıyordan tutunda kazandıkları paraları kızı evli adamlarla yiyora kadar türlü türlü haberler yapıyorlar :D En son Müjde Ar'ın oynadığı karakteri bir adamla fotoğraflayıp manşetten verdiler ama adam teyze oğlu çıkınca zeytinyağ ailesi gazeteye tazminat davası açtı işler sarpasardı :cilgindans: şimdi o haberin gerçek olduğunu bir şekilde kanıtlamalılar ki gazete elden gitmesin.

    [​IMG]

    Akıla gelen bir dümenle Tarık Akan ve Ayşen Gruda'nın karakterlerine yıldırım nikahı kıyıyor. O artık evli bir adam ve zeytinyağ kralının kızına yanaşıyor. Başta işler istediği gibi gitmiyor tabi ama yine de bir yolunu buluyor artık tek yapmaları gereken yakışıklı gazeteci kızla yan yanayken eşine yakalanmaları ve haberi hızla o günkü gazeteye yetiştirmeleri...

    [​IMG]

    Anlaşılacağı üzere genç gazeteci ve kız arasında bir aşk oluşuyor oğlan da kızı dümene getirmekten vazgeçiyor daaa o kadar kolay değil bir şekilde olan oluyor ve hiç anlamadığı bir anda tam yüzük müzük takılırken Ayşen Gruda'nın Ayşin adlı karakteri polisle gazeteci ile baskına geliyor Ayşin'in annesi durumu anlayıp kızımın kocasıyla nişan yapıyorsunuz tüüüh diye başlıyorlar tabi artık elden hiç birşey gelmez kız sulu zırtlak odasına oğlanda kapı dışarıya...

    Filmin sonu pek hoştu aslında gazeteci çocuk kızın adını lekelememek için herşeyin bir plan olduğunu söyleyip bütün suçu üstüne alıyor zeytinyağcılar tazminatı alıyor ama en sonunda zeytinyağ kralı ve kızı o gazetede çalışanlarla karşıya gelip durumu anlıyor ve sonunu tahmin edersiniz :D

    İşçilerle olan sahne ile birlikte yorumumu bitireyim :sirin:

    - Birşey mi istediniz?
    - Sizinle konuşmak istiyoruz küçük hanım
    - Buyrun içeriye girin
    - Sağolun rahatsız etmeyelim. Biz gazetenin işçileriyiz. Bir dava kazandınız küçük hanım. Gazete büyük bir borcun altına giriyor ve kapatılacak. Şu gördüğünüz insanlarda çoluklarıyla çocuklarıyla aç kalacaklar. Belki haklısınız ama bizleri de yakmayın bu yüzden. Onu rica etmeye geldik. Bizim bir suçumuz yok bu işte. Sizinde herhalde alacağınız paraya ihtiyacınız yok :( işte hepsi bu...

    [​IMG]

    Başka bir filmde görüşmek üzere :elif:



     
    Ev Kedisi ve Aşk Sancısı bunu beğendi.
  18. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    [​IMG]

    A League of Their Own (1992)

    [​IMG]Kızlar Sahada[​IMG]

    Bu filmi çok sevmiştim herkese de tavsiye ederim. Sonu da çok etkileyiciydi :dusun: Tom Hanks zaten süperdi o küçük çocuk ve annesi film boyunca çıldırttı onu pek güldüm :hihi: Geena Davis filmde ismi Dottie sanırım kız kardeşiyle uğraşıp duruyor aralarında kardeşinin yarattığı bir rekabet var aynı takımda yarışırken küçük kardeş rakip takıma geçiyor falan güzel sahneler vardı doğrusu. Madonna şahaneydi artisssst ya ne diyeyim :nazo:

    Oyuncular : Tom Hanks,Geena Davis,Madonna, Lori Petty,Rosie O'Donnell,Megan Cavanagh,Tracy Reiner,Ann Cusack,Bitty Schram

    Özet: II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla, Amerikan erkekleri doğru savaşa gider, bütün işler hanımların üzerine kalır. Beyzbol için de aynı şey geçerlidir ve bütün sporcular asker olunca, sporu kurtarmak için Kızlar Profesyonel Beyzbol Ligi kurulur. Başlarda, mini etekleriyle koşuşturan bu güzelim kadınları, ellerinin hamuruyla bu işe bulaştıkları için kimse önemsemez. Fakat 11 yıl boyunca verdikleri mücadele ve kazandıkları başarılarla tarihteki yerlerini alırlar.

    "Amerikan Kızlar Profesyonel Beyzbol Ligi"nin gerçek hikâyesi Madonna'dan Geena Davis'e uzanan bir kadın oyuncu kadrosunun bir araya gelmesine de vesile olmuş. Tabii Tom Hanks de onlara yardımcı olan erkek karakter olarak arz-ı endam ediyor.

    Hafızalara Madonna'nın seslendirdiği 'This Used To Be Playground' şarkısıyla işlenen Kızlar Sahada, tam Hollyvvood'un ağzına layık bir kadın dayanışması hikayesi. II. Dünya Savaşı'nda erkek oyuncudan yana eksiklik çekildiği için kapanma aşamasına gelen beyzbol ligi, açıkgöz bir girişimcinin profesyonel kadınlar ligi kurma fikri sayesinde kurtuluyor.



    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Bu çocuk çok fenaydı :D
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Modanna :buyrun:

    [​IMG]

    [​IMG]
    Jimmy ve Dottie oyuncuya aynı anda farklı taktik veriyorlar :hihi: alttaki de o sahnenin videosu kadını tepe sersemi ettiler :gulsemmi:


    [​IMG]

    [​IMG]


    Bu sahnede karşı takımlardalar Dottie profesyonel davranıp kardeşinin zayıf olduğu yeri takım arkadaşına söylüyor falan fıstık ama kız atışı yapıp sayıyı alırken ablasının üstüne fena çöküyor şaka şaka sadece değiyor

    O küçük kardeşi en baştan beri sevmemiştim benim favorim Dottie çok karizma kadındı :kayris:

    [​IMG] [​IMG]

    [​IMG]

     
  19. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097


    Filmin Adı : Sen Hiç Ateş Böceği Gördün Mü?

    Demet Akbağ'lı versiyonu izlemesem çok iyiydi derdim ama ondaki gerçeklik daha fazlaydı. Demet Akbağ cidden orada Demet değil Gülseren'di. Bakışları tonlamaları hareketleri falan ustacaydı. Ecem Erkek de acayip tatlı role de güzel olmuş hatta genç nesilde seçilip seçilebilecek en iyi seçenek ama sanki Demet Akbağ'ın oynadığı Gülseren gerçek biriymiş de onun hayatı filme çevirmişler onu da Ecem Erkek oynamış gibiydi. Rol icabı Gülseren olduğu belliydi yani. Yalnız Dündar ve Gülseren'in kısımları çok hoştu beğendim. Oyuncuların bakışları konuşma tarzları falan hissettirdi aralarındaki sevgiyi :kaalp:

    Bilgisayarımda sorun olmasa resimlerle destekleyip biraz daha uzun yorum yazardım da bu defalık böyle olsun :)


     
    mügü bunu beğendi.
  20. Konu Sahibi
    Konu Sahibi
    nk83

    nk83 Admin + Sitenin Hikaye Yazarı

    Kayıt:
    24 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    64.774
    Beğeniler:
    84.097
    :durbun::durbun::durbun:

    Dün felaket derece başım ağrıyordu yattığım yerde boş boş duracağıma bari film izleyeyim belki dikkatim dağılır başımın ağrısını unuturum dedim ve 2 tane zihni yormayan Netflix filmi izledim. Birisi Nina Dobrev'i sevdiğim için bakayım dediğim Love Hard diğeri ise Red Notice ;)

    1- LOVE HARD

    Seçeneklerden fragmanı Türkçe altyazılı yapabilirsiniz

    Nina'nın filmini izlesen de olur izlemesen de olur :D Kız bir uygulama sayesinde biriyle tanışıyor (Daha doğrusu eşleşiyorlar) anlaşıyorlar da çok keyifli sohbetleri var neyse kız bir şekilde Noel zamanı çocuğun yanına gidiyor ama bir bakıyor ki konuştuğu kişiyle karşısındaki kişi aynı adam değil. Bu arada kız sürekli birileriyle tanışıyor ve berbat ilerleyen randevularını köşe yazısında anlatıp duruyor falan.

    Konuştuğu çocuk başkasının fotoğrafıyla profil oluşturmuş neyse sonra kız kandırıldığını anlıyor ancak gidemiyor çünkü çocuğun profilinde resmini kullandığı yakışıklı çocukla karşılaşıyor iki çocuk eski arkadaşmış bu kıza onu tavlaman için yardım ederim diyor işe koyuluyorlar devamını anlatmayayım gerçi tahmin edebilirsiniz neler olacağını :D

    Çocuğun ailesi ağabeyi hariç çok tatlı ağabeyi uyuzun önde gidenlerinden sürekli ilgi odağı kendisi olsun istiyor tam kardeşi takdir görecek hemen onu gölgelemek için ortaya atılıp gündem oluyor falan :gülegüle: Filme yüzeysel bakarsam izledim sonuna kadar da geldim fena değildi derim ama derine inersem senaryoda açıklar var :ajan:Onca şeye rağmen ağabeyin bir anda sevecen oluşu ya da kardeşle arasındaki o öne geçme olayının bir sonuca varmış gibi görünmemesi senaryoyu çerezlik filmlerden yapmış kız gittiğinde ağabey kardeş arasında izleyenleri etkileyen bir konuşma geçmesini isterdim. Mesela çocuk mum yapıyor ama kimseye söyleyememiş odasında saklıyordu hatta büyükbabasına has bir mum yapmış babası da kokladığı anda aynı büyükababan gibi kokuyor dedi ve içinden yakaladığı esasları söyledi bu tıraş losyonunu anımsattı şu falanca şeyi hatırlattı diye ama çok güzel işlenecek bir sahne çok sıradan geçti ya da kızın son köşe yazısının çocuk tarafından okunmasını ve farklı bir etki yapmasını isterdim. Kızın geri dönüşündeki yaptığı şey güzeldi ona bir şey diyemem ama ne bileyim belki de Nina'dan çok daha güçlü bir senaryoda oynamasını bekledim o yüzden çok bayılmadım. Öylesine bir filmdi işte.

    love.jpg

    love2.jpg



    :miyagi::eskrim::miyagi:

    RED NOTİCE



    Oyuncular : Dwayne Johnson, Ryan Reynolds ve Gal Gadot

    BETERİN BETERİ var.
    Interpol tarafından çıkarılan Kırmızı Bülten, dünya çapında en çok aranan kişileri bulup yakalamak için verilen küresel bir uyarıdır. Ancak cüretkâr bir soygun, FBI'ın en iyi profil uzmanı (Johnson) ile birbirine rakip iki suçluyu (Gadot, Reynolds) bir araya getirdiğinde neler olacağını kimse bilemez.

    Seveceğimi mi hissettim bilemedim ama bu filmin afişini ilk gördüğümden beri bekliyorum :D Sevdim de keyifli bir filmi ama öyle büyük beklentilere girmemek lazım. Dwayne Johnson ve Ryan Reynolds'ı aslında hiç takip etmem ama burada ikisi yan yana çok tatlı olmuşlar hele Ryan çok sempatikti. Hikaye çok sağlam değil ama çekimler ve mekanlar güzeldi oyunculuklar da güzeldi film sıkmadan izlettiriyor ve yer yer şaşırtıyor o güzeldi. Bir de son sahneden sonra sanki 2. filmde gelebilir gibi hissettim ki gelirse izlerim basit bir film olsa da izlerken keyifli geldi bana ;)

    Gal film boyunca iyi patakladı bunları çok güldüm hallerine :cokkomik:
    red-notice-ryan-reynolds.gif

    red.jpg

    red2.jpg
     
    Son düzenleme: 13 Kasım 2021