Duyuruyu Kapat
Hanimefendi: kadınlara özel bir şekilde sağlık, giyim, beslenme, diyet ve benzeri kısaca her konuda destek veriyor. Türkiye'de tek kaynak olma yolunda hızla ilerleyen Hanimefendi.com, üyeler dışında ziyaretçilere açık yapısıyla da paylaşım mantığının hakkını vermeye çalışıyor. Siz de bunun bir parçası olmak istiyorsanız, hemen ücretsiz kayıt olabilir ve aramıza katılabilirsiniz. Sensiz bir kişi eksiğiz... :)
Duyuruyu Kapat
Instagram 180T
Facebook 10K
Twitter 138T

Karaman

Konu, 'İç Anadolu Bölgesi' kısmında Şahmaran. tarafından paylaşıldı.

  1. Şahmaran.

    Şahmaran. Admin

    Kayıt:
    9 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    38.084
    Beğeniler:
    50.396
    karaman Hakkında Bilgiler
    İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Karaman’ın kuzeyinde Konya, güneyinde Mersin, doğusunda Ereğli, güneydoğusunda Silifke, batısında Antalya bulunmaktadır. İl topraklarının büyük bölümü Konya kapalı havzasının dalgalı güney kesiminde yer almaktadır. Toros Dağları ilin güneyini engebelendirir. En önemli yükseltisi, aynı zamanda sönmüş bir yanardağ konisi olan Karadağ (2.271 m.) ile Yunt Dağı (3.227 m.)’dir. İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan Sertavul Beli (Sertavul Geçidi)’dir. Sönmüş bir yanardağ konisi olan Karadağ, andezit ve dazit intifalarından meydana gelmiş ve bunun sonucu olarak da lavlar yüzey şekillerini oluşturmuştur. Karaman-Konya-Ereğli havzasında yer alan Karadağ, yöredeki kraterlerin en büyüğü olup, büyük bir kısmı tahrip olan Mihaliç konisi üzerindedir. Bölgedeki diğer volkanik koniler trakit, andezit ve hematit tüflerinden oluşmuştur. Göksu Nehri’nin iki ana kolu Orta Toroslarla birleşerek, dik ve derin uçurumlu Taşeli platosunu oluşturmaktadır.

    Karaman’ın iki önemli ovası bulunmaktadır. Bunlar Karaman Ovası ile Ayrancı Ovasıdır. İl merkezinden Konya ve Ereğli’ye doğru, deniz seviyesinden 1000-1050 m. yükseklikteki Karaman Ovası hafif engebeli, 600 km. genişliğindedir. Ayrancı Ovası ise deniz seviyesinden 1010-1026 m. yüksekliğinde olup, 375 km. genişliğindedir.

    İl topraklarını sulayan Göksu Nehri, 296 km. uzunluğunda olup, bunun 47 km. si il toprakları içerisindedir. Yüzlük Dağı’ndan kaynaklanan Gödet Çayı ise, 81 km. sonra Gödet Barajında son bulur. Ayrıca Ermenek Çayı, Göksu Nehri’nin bir kolu olup, Mut yakınlarında Pirinç Suyu ile birleşir. 112 km. uzunluğundaki Ermenek Çayı’nın 56 km. Karaman il sınırları içerisindedir. Bunların dışında Maraşpoli Suyu, Bahçegözü Suyu, Balkusan Çayı, Nadire Değirmenleri Suyu, Zeyve Çayı, Deliçay, Eskiçay ve Kocadere ilin diğer belli başlı
    akarsularıdır.

    İl topraklarının %21,2’si ormanlık, bunun dışında kalan alanlar ise, makilerle örtülüdür. Ormanların büyük bir kısmı tahrip edilmiştir. Günümüze ulaşan ormanlarda meşe, çam, ladin, sedir, katran ve ardıç ağaçları bulunmaktadır. Ayrıca Toros Dağları arasında dar ve sulanabilen uzun vadi tabanlarında söğüt, kavak ve yabani meyve ağaçları da görülmektedir.

    Ayrancı ilçesi sınırları içerisindeki Akgöl 29.8 km. olup, en derin noktası 2 m.dir. Ancak Ereğli’nin tahliye sularının buraya karışması ile göl bataklığa dönüşmüştür. Aynı zamanda doğal bir kuş cenneti olan bu gölede av yasağı getirilmiş olup Milli Park kapsamına alınmıştır.
    Süleymanhacı Köyü yakınlarındaki Acıgöl, 1.7 km genişliğinde olup, en derin yeri 4 m.dir. Ayrıca ilde Dokuzyol Göleti Ayrancı ilçesi içerisinde olup, sulama amaçlı yapılmıştır. Gödet Çayı

    üzerinde kurulan Gödet Barajı, Kocadere üzerindeki Ayrancı Barajı ve Deliçay Barajı tarım alanlarını sulama amaçlı olarak yapılmıştır. Yüzölçümü 9.393 km2 olup, toplam nüfusu 106.165’tir.
    Karaman’da Karasal iklim hüküm sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı geçer. İç Anadolu’nun temel iklim yapısı, burada da görülmektedir. Ancak, ilin batı ve güneyinde, Orta Toros Dağları’nın Göksu ve kolları tarafından derin bir şekilde yarıldığı vadi tabanlarında, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz İklim özellikleri de görülür. Yağış genellikle kış ve ilkbahar aylarında, yağmur ve kar şeklindedir.

    İlin ekonomisi tarım, hayvancılık ve turizme dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünler, buğday, arpa, şeker pancarı, nohut, patates, soğan, sanayi bitkileri, meyve ve sebzedir. Hayvancılıkta ise, koyun keçi ve sığır yetiştirilir. Sanayi tesisleri olarak pamuklu sanayi müessesesi, un fabrikaları, gıda, yem ve içki üreten iş yerleri, soğuk hava depoları bulunmaktadır. Yöredeki Bizans döneminden kalma Binbir Kilise, Manazan Mağaraları turizm açısından önemli olup, ekonomisinde önemli yer tutar. İl topraklarında magnezit yatakları bulunmaktadır.

    Karaman yöresinin eski çağ tarihi, çok eski yıllara inmektedir. Can Hasan Höyüğünde ele geçen buluntular MÖ.6000 yıllarına tarihlendirilmektedir. İlk Çağlarda arkeolojik konumu açıklık kazanamamakla beraber Hititler döneminde Arzawa denilen devletin sınırları içerisinde kaldığı sanılmaktadır. Karadağ ve Kızıldağ’da bulunan Hitit kitabe röliyefleri de bunu kanıtlamaktadır. MÖ.VII.yüzyılda Friglerin, MÖ.VI.yüzyılda Lydialıların egemenliğine girmiş, ardından da Persler bütün Anadolu ile birlikte Karaman’a da hakim olmuştur. O dönemde Laranda olarak bilinen Karaman, Büyük İskender’in egemenliğine geçmiş, Onun ölümünden sonra da Seleukosların, Galatların, Romalıların ve Bizanslıların hakimiyetine girmiştir. Bizans döneminde Karadağ’da bulunduğu sanılan Barata kentinde çok sayıda kilise, manastır ve şapel yapılmıştır. Bu yüzden de buraya Binbirkilise ismi verilmiştir.

    Laranda kenti XII.yüzyıldan önce Danişmendlilerin sonra da Selçukluların yönetimine girmiştir. Haçlı yönetiminden sonra Anadolu Beyliklerinden Karamanoğullarının eline geçen yöreye karaman ismi verilmiştir. Karamanoğulları 1256-1483 arasında Orta Anadolu’nun güney kesimine egemen olan bir Türkmen Beyliğidir. Oğuzların Afşar boyundan geldikleri ileri sürülen Karamanoğulları, Selçuklu hükümdarı I.Alaeddin Keykubat tarafından uç beyliği görevi ile Ermenek yöresine yerleştirilmişlerdir. Beyliğin kurucusu olan Kerimeddin Karaman Bey 1256’da Anadolu Selçuklu Hükümdarı IV.Kılıçarslan’ın izni ile Ermenek’i merkez yapmış, yerine geçen oğlu Şemseddin Mehmet Bey Anadolu Selçuklularına karşı ayaklanmıştır.

    Karamanoğlu Mehmet Bey Konya civarında Moğollarla yaptığı savaşı kazanarak Konya’yı moğol işgalinden kurtarmış ve Karamanoğlu Devletinin başkenti yapmıştır. O tarihlerde Anadolu Selçuklularının resmi dili Arapça, edebiyat dili Farsça idi. Yönetenlerle yönetilenler arasında dil konusunda büyük farklılıklar meydana gelmiş, dil farkı büyük reaksiyonlar doğurmuştur. Hacı Bektaş Veli, Tapduk Emre, Yunus Emre, Aşık Paşa, Sarı Saltuk ve Karamanoğlu Mehmet Bey başta olmak üzere daha birçok kültür tarihinin büyük simaları Türk kültür ve medeniyetinin tahrip edilmekte ve yok edilmekte olduğunu görerek, siyasi ve kültürel taarruza geçmişlerdir. Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277 yılında yayınladığı bir fermanla Türkçe’nin anadil olmasını sağlamıştır. Bu fermanla "Bu günden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk dilinden başka dil kullanmaya" diyerek Türkçe’den başka konuşulan ve yazılan dilleri yasaklamıştır.

    Karamanoğulları, Alaeddin Ali Bey döneminde (1360-1398) yükselme devrini yaşamışlar, Hamitoğlu topraklarının bir bölümünü ele geçirmişlerdir. Osmanlılar ile akrabalık ilişkileri kurmuşlarsa da her fırsatta Osmanlı topraklarına saldırmışlardır.

    Yıldırım Beyazıt, Akçay (1390) Savaşı’ndan sonra 1398’de Konya’ya girmiştir. Ancak Yıldırım Beyazıt’ı esir eden Timur tarafından yeniden Anadolu’daki diğer beyliklerle birlikte özerklik kazanmıştır. Fatih Sultan Mehmet 1466’da Konya ve Karaman’ı alarak Osmanlıların Karaman Beyliğini oluşturmuştur. Karamanoğulları Beyliği yıkıldıktan sonra, Osmanlıların devlet politikaları sonucu, Karamanlılar, başta Rumeli ve İstanbul olmak üzere imparatorluğun değişik bölgelerine yerleştirilmişlerdir. Zaman İçinde, bir kısım Karamanlılar da Kıbrıs adasına göç etmişlerdir.

    Osmanlı döneminde merkezi Konya olmak üzere kurulan karaman eyaletinin sancaklarından biri olmuştur. Osmanlı döneminde Larende ismi ile tanınan Karaman, XIX.yüzyıl sonlarında Konya vilayetinin merkez sancağına bağlı bir kaza idi. Kurtuluş Savaşı sırasında Delibaş Ayaklanması olarak tarihe geçen Konya Ayaklanması, Karaman’ı da etkilemiştir.

    Cumhuriyetin ilanından sonra Konya’nın bir ilçesi olan Karaman, 1989’da il konumuna getirilmiştir.

    Karaman’da günümüze gelen tarihi eserler; Başta Can Hasan Höyüğü olmak üzere, yörede çok sayıda höyük bulunmaktadır. Karadağ’da Binbir Kilise, Madenşehir’de Kiliseler, Fisandon Kilisesi, İbrala Kilisesi, Alahan, Karaman Kalesi, Ermenek Kalesi, Mennan Kalesi, Kazım Karabekir Kale Kapısı, Gökçeseki Kaya Mezarları, Manazan ve Gödet Mağaraları, Sadeddin Ali Bey Mescidi (1247), Ağa Cami Aktekke Camisi (1370), Boyalı Kadı-Pir Ahmet Camisi, Çelebi Mescidi, Dikbasan Camisi, Hacı beyler Camisi (1356), Karabaş Veli Külliyesi (Siyaser Veli Camisi), Şeyh Ali Sultan Mescidi, Yunus Emre Camisi, Alaaddin Bey Türbesi, Cambazkadı Türbesi, Demir Gömlek Türbesi, Kaya Halil Türbesi, İbrahim Bey Türbesi, Karabaş Veli Türbesi, Kızlar Türbesi, Emir Musa Paşa Medresesi (günümüze gelememiş, 1927’de yıkılmıştır), Hatuniye Nefise Sultan Medresesi, İbrahim Bey İmareti (1433), Hatun Hamamı, Lal Hamamı, Seki Çeşme Hamamı, Süleyman Bey Hamamı, Yeni Hamam, II.İbrahim Bey Çeşmesi. Osmanlı döneminde Nuh Paşa Camisi, Yeni Minare Camisi (1522), Halil Efendi Çeşmesi yapılmıştır. Ayrıca ilde Osmanlı kültürünü yansıtan ahşap evler bulunmakta olup, büyük çoğunluğu günümüze gelememiştir.
     
    nazoeren bunu beğendi.
  2. nazoeren

    nazoeren Daimi Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.611
    Beğeniler:
    2.261
    teşekkürler canım.tam ben ekleyecektim ki,sen ekledin.:)