Hanımlara haberler
ANASAYFA / Forum Hikayeleri / Bir Tutam Aşk / Bir Tutam Aşk: 8. Bölüm

Bir Tutam Aşk: 8. Bölüm

8.Bölüm
Şirkette uzun süren bir toplantıdan yeni çıkmış olan Murat odasına doğru ilerlerken Aylin’in mesajı çoktan yerine ulaşmıştı bile.İçeriye girip oturduktan sonra kendisine kahve söylemek için telefonu eline aldığında amcası odasına geldi.
-Nasılsın genç?
-İyiyim Engin amca sen nasılsın? Çay kahve ne istersin?
-Bir acı kahveni içerim.
-Bize iki sade kahve gönderin.
-Toplantı nasıl geçti?
-Beklediğimden iyiydi.Projeyi beğendiler.Şartlarımızı da kabul edeceklerdir.Sorun yok yani
Murat, toplantının içeriğini detaylı bir şekilde anlatıyordu. Amcası gururlanarak “Aslanım benim…” derken kapı çalındı ve içeriye elinde kahvelerle Ada girdi. Murat ayağa kalkıp “Ne o şirkette kahve servisine mi başladın?” diyerek genç kızın elinden fincanları aldı “Evet Murat abi kabul ederseniz tabi. Babacığım nasılsın?” dedi neşeli bir şekilde.
-Sen nereden çıktın fındıkkurdu?
-Naz’ı görmek için yanına gidiyordum size de uğrayayım dedim babacığım
-Amca parası bitmiş ondan gelmiş bence. Naber dört tarafı sularla çevrili kara parçası…
-Yaa bir kerede ismimle dalga geçme Murat abi! Hem sadece para için mi geliyorum ben aşk olsun
-Yalan mı ufaklık. Başka türlü yolun buraya düşer mi senin hiç. Hem Naz evde değil arkadaşı geldi ona İstanbul’u gezdiriyordu.
-Tüh!! Neyse başka zaman görürüm belkide benim tonton babam
bir haftasonu sizde kalmama izin verir.
-İyi tamam.Ama önce müsaitler mi değiller mi sor.
-Canıııım babam benim teşekkür ederim. Ben gideyim o zaman
-Tamam dikkatli git
-Gidiyorum…
-Tamam kızım güle güle
-Çıkıyorum
-Çık kızım
-Murat abii yardım et!
Murat durumu tebessümle izlerken Ada’nın koluna girerek Engin bey’e eliyle para işareti yapıp “Amca Ada’nın durumu tamamen duygusalmış mali destek bekliyor yani” dedi. Engin bey “Kartın yok mu kızım senin?” deyince utanıp sıkılan Ada “Bir bozukluk var galiba çalışmıyor.”dedi yuzunde masum bir ifadeyle. Engin Bey sert bir bakıştan sonra cüzdanını çıkartıp “Eminim bozuktur. Limiti doldurdun değil mi?” diyerek çıkıştıktan sonra bir miktar para uzattı. Genç kız babasını öpüp iyi günler dileyerek neşe içinde odadan çıktı. Engin bey kahvesini içip odasına gitmek üzere ayrılırken birden aklına Naz geldi ve tekrar Murat’a dönerek “Sende Naz hanıma amcan çok bozuluyormuş ilk fırsatta yanına bekliyor de Murat” dedikten sonra “İhtiyacin olursa ben odamdayım” diyerek odadan ayrıldı. Murat masasına döndükten sonra Levent’i aramak üzere telefonu eline aldığında gelen mesajı görüp okumaya başladı.
Gelen mesaj
0534586…

Merhaba havaalanında çarpışmıştık o sırada eşyalarımız karışmış sanırım bende sizin bir emanetiniz var bir yerde buluşmamız mümkün mü acaba?
Mesajı okuduktan sonra bir an kafasında toparlayamasada kısa süre sonra durumu anlayan Murat hemen mesajı cevapladı. Aylin Naz’la konuşurken bir anda gelen mesajı görünce “Nihayeet” diye kısa bir çığlık atıp hemen mesajı açıp okumaya başladı


Gelen mesaj
Muraaat
Hatırladım tabiki ne zaman ve nerede olduğunu söylerseniz orada olacağım…


Aylin bulundukları çaybahçesine gelmesini belirten mesajını gönderdikten sonra telefonunu bırakıp masada bulunan limonatayı tek hamlede kafasına dikiverdi.Naz bu hareketinden sonra “Aylin…Ayliiiin” diye seslenip dürtmesine rağmen Aylin sanki dilini yutmuşcasına konuşmakta güçlük çekiyordu. Murat ise nerede buluşacaklarını öğrendikten sonra hemen Levent’i aramıştı .Levent birkaç eksiği halletmek için evden çıkmış bir markette reyonları geziyordu bu sırada telefonu çaldı.


-Efendim Murat
-Levent nerdesin?
-Marketteyim
-Markette ne işin var? İşe gitmedin mi?
-Her mikrobu öldürebilen bir deterjan arıyorum annemi bilirsin kendi silmediği yerde oturmuyor bile.. Sağolsun Salih amca ailemle olan durumu öğrenince bir iki gün izin verdi bana..
-Anladım…Bırak şimdi deterjanı falan. Defterimi almaya gidiyoruz.
-Nereden alacağız Murat saçmalama
-Senin çarpıştığın kız yani büyük ihtimal Naz’ın arkadaşı mesaj atmış gel defteri vereyim diyor hem Naz’da defterin benim olduğunu öğrenmeden gidip alalım şunu yoksa tüm sayfaları kopyalayıp duvarlara bile asar bu çatlak kız rezil olurum arkasından da kardeşini duvara yapıştıran abi olarak gazeteye basılırım.


Levent “İyi tamam gidip bitirelim şu işi. Ama numaranı nereden buldu ki? Anlamadım.” diye sordu. Murat “Nerden bileyim gidince bir zahmet onu da sorarsın.Evin oraya gelince ararım seni” dedikten sonra telefonu kapattı ve sekreterine biraz gecikeceğini söyleyip çıktı.Levent elinde deterjanlar arasında kalakalmış hangisini alacaığı bilememişti. En sonunda gözüne ilişen bir kaç tanesini hızla alıp çıktı. Murat ve Levent anlaştıkları sırada kızlar çay bahçesinde oturmaya devam ediyor ve Aylin üçüncü kez aynı mesajı okuyup anlamlar çıkartmaya çalışıyordu.


-Bak Naz ne demiş hatırladım “tabiki” yani sen unutulacak kız mısın demek istemiş hem sizli bizli konuştu hemen laubali olmadı demek ki gerçekten kibar biri…
-Öf Aylin gerçekten içim şişti ben biraz dolaşayım gelirim hem birazdan gelir sen romantik prensinle başbaşa kal
-Ne kadar incesin Naaaz. Sağol tatlım. Ama dur! Ben heyecanlanırım sende kal
-Olmaz hem düşünsene ya beni görünce fazla durmaz hemen giderse…
-Doğru diyorsun bak aklım başıma geldi sen git gerçekten. Hem sen çıtı pıtı alımlı ve daha güzelsin tutar birde sana aşık olursa ne yaparım kendimi intihar ederim valla Allah korusun. Git sen git ama fazla uzaklaşma şu uzaktaki masaya otur ben el edince bir sorun var koş demek olsun tamam mı?
-Aman ya tamam ben lavobaya gideyim sonra otururum oraya sende gerekirse el edersin o da ne demekse artık…


span style=”font-family: Comic Sans MS;”>Leyla Hanım ve İkbal sabah çocuklar gidince oturup konuşmuş Levent’in ailesini yemeğe davet etmeye karar vermişti. Yemek hazırlıkları sürerken saat onlar içinde ilerlemişti Leyla hanım telefon rehberinden Murat’ın cepten ulaşamazsa evden araması için not aldığı numarayı arıyordu. Gözlüklerini takıp sayfaları hızla çeviriyor bir yandan da söyleniyordu. “Oğlum insanlar düşünmüş buralara harf koymuş Levent’i L harfine yazacaksın kafana göre bir yere değil. Bak yok işte birde acil durumda elinde bulunsun dedi beyefendi ama ara ki bulasın.” İkbal geldiğinde ne olduğunu sorunca durumu anlatan Leyla hanım bir anda numarayı ezberden söyleyen İkbal’e bakakaldı.”Ne kadınsın be İkbal. Nasıl tuttun aklında dur arayayım hemen” dedi ve numarayı çevirdi.Karşısına çıkan Zeki beyle bir müddet konuşup davetini iletti ve gelirlerse çok mutlu olacağını söyledi. Bu nazik davet karşısında Zeki bey teşekkür edip katılacaklarını söyleyerek telefonu kapattı. Handan hanım konuşmanın son kısmını duyduğunda kendisine sormadan Zeki bey’in bir daveti kabul ettiğini anlamıştı ve sinirli bir tavırla “Aaa nereye katılıyormuşuz Zeki” diye sordu.


-Murat’ın annesi Leyla hanım çok kibar kadın bizi akşam yemeğine davet etti
-Sen ne dedin?
-Geliriz dedim ne diyebilirim?
-Aşk olsun Zeki. Yoldan yeni geldik daha evi temizleyeceğim. Hem ilk günden ne gezmesi bu Allah aşkına
-Ya hanım geri çevirirsem hem Murat’a hem ailesine hemde Levent’e ayıp olur. İtiraz etme gidelim işte.
Handan hanım emrivakilerden pek hoşlanmaması ile tanınırdı.Ona göre herşey onun kontrolünde olmalıydı. Bu yüzden bu durum biraz rahatsız olmasına yol açtı. Kızlar cephesinde ise Naz lavaboya gidince Aylin’de iki dakikada bir aynasını çıkarıp saçını düzeltiyor bir yandan da rujunu tazeliyordu.
Murat’ta Levent’i aldıktan sonra çay bahçesine yeni gelmiş arabayı parkediyordu.


-Hadi Levent ben bekliyorum
-Afedersin ama sen niye gelmiyorsun?
-Oğlum kız ikimizi birden görünce tedirgin olur .Hem benim eve gitmem gerekebilir karşılaşırsak zor durumda kalırım. Sen git al gel işte
-Aman Murat ya. İyi bekle o zaman ben hemen gelirim.


Levent masaların bulunduğu yere gelmiş etrafına bakıyordu. Aylin’de Murat’ın gönderdiği “Ben geldim nerdesiniz?” diye gelen mesajla heyecanlanıp bir yandan karşısında kendisini arayan Levent’i görünce panikleyerek ayağa kalkmış ama heyecandan eli ayağına dolaştığı için farketmeden Naz’ın masada yarım kalan limonatasını devirivermişti.Onu gören Levent bir an hatırlar gibi oldu ve yanına gidip “Merhaba” dedikten sonra peçete ile Aylin’in dökülen limonatayı silmesine yardım etti. Bu sırada Aylin hem peçeteleri topluyor hemde Levent’ten gözünü alamıyordu. Sonunda yerlerine oturdular Levent bir an önce defteri alıp gitme isteğindeydi ama Aylin’in onu bırakmaya niyeti yok gibiydi. Murat arabada beklemekten sıkılmış yaklaşarak ne yaptıklarına bakıyor biryandan da içinden Aylin’e bakıp Levent’e söyleniyordu…


-Helal olsun Levent ne adamsın ya. Birde görmedim hatırlamıyorum diyor. Kör olsam görürüm ben bu kızı ya.


Bu sırada Naz etrafta dolaşırken Murat’ın arabasının orada olduğunu görüp “Burada ne işi var ki” diye düşündü. Levent ise Aylin’in dik bakışlarından rahatsız olup bir an önce konuya girmek istedi. “Murat’ın…yani benim numaramı nerden buldunuz?” dediğinde Aylin biraz utanarak “Defterinizde yazıyordu.Kusura bakmayın içine biraz baktım ama çok değil.” Levent “anlıyorum” diyebildi. Aylin “Bir iki şiirinizi de okumaktan kendimi alamadım. Bunları yazabilmek için çok romantik biri olmak gerekir bence” dedi. Levent “Şiir mi? Ben şiir yazamam ki” dedi. Bir anda şaşıran Aylin “Çok mütevazisiniz ama hepsi çok güzeldi” deyince Levent içinden “Defteri yalayıp yutmuş bir de okumadım diyor ” diye geçirdi ve artık mevzuya direkt girdi.


-Benim gerçekten gitmem gerek. Sizdeki emanetimi alabilirim…
-Aylin
-Efendim?
-Adım Aylin
-Memnun oldum bende Le…
-Adınızı biliyorum Muraat. Murat diyebilirim değil mi?


Levent durumdan rahatsız olmuştu “tabi tabi” diyerek ayağa kalktı. Aylin’de istemeden de olsa ayağa kalkıp çantasından çıkarttığı defteri uzatarak görüşmek üzere dedikten sonra giden Levent’in arkasından öylece onu hayran gözlerle izledi. Naz ise konuştukları masaya doğru gidiyordu ki bir an Aylin’in sesini duyup kendine geldi. Giden adamın arkasından bakmak isterken gözden kaçırdığını farkedip “Tüh kaçırdım” diye söylendi ve Aylin’in yanına gitti.Aylin konuştuklarını birazda abartıp süsleyerek anlatırken Naz “Eee anlat anlat defter gitti ne yapacaksın şimdi?” diye sordu alaylı bir ifadeyle. Aylin gülerek yanındaki poşetten bir sürü kağıt çıkartıp “Al sana defter” dedi anlamaz gözlerle bakan Naz’a sırıtarak “Defteri öylece vereceğimi mi sandın? Sen yokken garsondan rica ettim o da belli bir meblağ karşılığında içerideki fotokopi makinesinden kopyasını alıp bana getirdi” dedi. Naz büyük bir şaşkınlıkla “Sana inanmıyorum kaşla göz arasında nasıl yaptın bu işi pess” diyerek sayfalara göz gezdirdi.


-Aylin çok sıkıcı bir tip bu ya şu yazdıklarına bak…
-Naz lütfen öyle deme hepsi birer mücevher gibi…
-Ben bu kadar romantik biriyle iki dakika bile yan yana gelemem enerjimi yok eder ya…
-Beğenilerimizin aynı olmaması güzel yoksa sorun olabilirdi Naz’cığım
-Aman aman al senin olsun Aylin’ciğim Allah mesut bahtiyar etsin sizi…
Aylin “Amin” dedikten sonra sayfaları toparlayıp torbasına geri koydu ve kalkarak dolaşmaya devam ettiler.
Eve geldiklerinde Leyla hanım Naz’a kızıp telefonunu neden açmadığını sordu. Naz telefonuna bakınca şarjının bittiğini görüp özür dileyerek yukarı çıkarken burnuna gelen koku ile duraksadı.
-Anne ne pişirdiniz şahane kokuyor
-Yaptık birşeyler hadi giyinin yemeğe misafirlerimiz var.


Naz söylene söylene “Kim geliyor yine ya öff” diyerek Aylin’le beraber yukarıya çıktı. Levent ve Murat ise eve defteri almanın hazzı ile dönerken içeriye girdiklerinde herkesin hazırlanmış bir şekilde onları beklediklerini görünce Levent dayanamayıp sordu.
-Hayırdır niye böyle giyindiniz? Ne o yoksa annem artık sofraya kravat ceket mi oturulmasını şart koştu.
-Aşk olsun Levent ne biçim laf o öyle. Leyla hanım aradı bizi yemeğe davet etti. Babanda sağolsun gideceğimizi söylemiş. Hadi ben kıyafetini yatağına koydum giyinip inin


Murat ve Levent bir an göz göze geldi. Bugünün üstüne olmamalıydı. Şimdi nasıl gidipte o kadar kişinin içinde durumu izah etmeye çalışacaklardı ki. Bu sırada odasından çıkan Latife hanım kaşlarını çatarak “Kim bu kazık?” diye sordu Murat’a bakarak. Levent anneannesine Murat’ın liseden arkadaşı olduğunu ve bir süredir beraber kaldıklarını söyledi.Ama Latife hanımın hatırladığı söylenemezdi.


“Levent oğlum siz beraber mi kalıyordunuz? Millet yanlış anlar be evladım.Handan evlendirelim bu çocuğu milletin diline düşücez bu yaştan sonra tövbe yarabbim.
-NE ALAKASI VAR ANNEANNE ne diyor ya. MURAT’LARDA KARDEŞİNİN MİSAFİRİ VAR. O DA BANA YARDIMA GELMİŞTİ BİR SÜRE BİZDE KALACAK
-He anladım evden atıldı yani


Murat tüm kibarlığıyla “BİR NEVİ ÖYLE OLDU LATİFE TEYZECİĞİM. BİR SÜRE SİZİ RAHATSIZ EDECEĞİM. TABİ İZNİNİZ OLURSA” diyerek elini öptü. Latife hanım baştan aşağı incelediği Murat için “Tamam tamam kalsın sevdim ben bu oğlanı. Eli yüzü düzgün pekte tatlı dilli maşallah” diyerek kalmasında bir mahsur olmadığını açıkca belirtti. Odaya girdiklerinde Murat gayet sakin bir şekilde heyecanlı olan Levent’e “Oğlum ne telaş yapıyorsun defteri almasaydık yanmıştık Naz o sofrada okumaya başlardı ne var ne yoksa. Şimdi birşey olmaz sonra uygun bir dille anlatırız durumu.”dedi. Levent annesinin yatağına koyduğu kıyafetlere göz atıp “Bunlar ne ya” dedikten sonra dolaptan birkaç parça birşey çıkartırken “Murat o değil de ben yalan söyledim bu kıza. Kendimi kötü hissediyorum.Bütün gece yüzüne nasıl bakacağım şimdi” dedi. Murat “Merak etme hallederiz. Yalnız çok güzel kızdı bir şansımın olması için bu işi düzgün bir şekilde halletmemiz lazım” dedi Levent’in hayret dolu bakışları karşısında…


-Yok artık.Ciddi olamazsın. Eee 2 gün önce Betül diyordun
-Betül kim Levent?
-Oğlum artık birinde sabit dur. Ne ayran gönüllü adamsın ya
-Yok Levent biliyorum bu sefer başka Eros’un aşk okunu malum yerde hissediyorum. O kadar yani


Levent gülerek “Eros’un okunu yediysen iş ciddi” dedikten sonra giyinip aşağıya indiler. Tüm aile Naz’lara doğru yola çıkmaya hazırdı… Siteye giriş yapınca İkbal geldiklerini haber vermek için yukarıya seslendi. Leyla hanım son kez üstünü düzeltip aynaya bakarken kapı çaldı. Kızlar odalarından çıkarken İkbal ve Leyla hanımda misafirleri karşılıyorlardı. Aşağıya inip kapıdakileri görünce Aylin Naz’a dönerek “İnanmıyoruuum Murat bu” dedi. Naz ise duyduğu cümlenin şokuyla “Nasıl ya” diyebildi. Aylin’de “Beyaz atlı prensim burada. İşte bir işaret daha Naaaz” dedi.Naz şaşırmış bir şekilde demek o yüzden arabası oradaydı diye düşünüp abisi Murat’a baktı “Olmaz olamaz. Senin beyaz atlı Murat aman prens benim abim olamaz” dedi. Aylin bir an Naz’a dönüp “Olur Naz hayatta neler olmaz ki.” dedi. Aşağı indiklerinde Levent’e bakan Aylin Naz’a “Naz’cığım kendini hazırla yakında yengen oluyorum” dedi.
8.Bölümün sonu

———————Hikaye :nk83,Aslı Oktay
Yazan :nk83,Aslı Oktay————————————–Asude adlı hikayemiz ile birlikte bizi bu eğlenceli hikayede de yalnız bırakmayacağınızı umuyoruz.Hikaye hakkındaki değerli yorumlarınızı aşağıdaki link tıklayarak yazarsanız bizi mutlu edersiniz…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bir Tutam Aşk: 6. Bölüm

6.Bölüm Naz heyecanla beklediği sürprizin yaşattığı hüsranın ardından toparlanıp “Senin yapacağın sürprizde bu kadar olur …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir